2017 Mart Ayı Meclis Toplantısı


MART AYI MECLİS KONUŞMASI – 27 MART 2017

Sayın Başkanım,

Geçmiş Dönem Başkanlarımız,

Onur Üyelerimiz, Meclisimizin Çok Değerli Üyeleri,

Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,

 

Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Mart ayı Meclis Toplantısı’na hoş geldiniz.

 

Değerli Meclis Üyelerimiz,

Sözlerime, 18 Mart Çanakkale Zaferini kutlayarak başlamak istiyorum.

 

102 yıl önce Gelibolu’da atalarımızın destansı zaferi,  asırlardır toprak kaybı yaşayan ve hasta adam olarak nitelendirilen bir devletin yeniden dirilişini, bir milletin tekrar umuda kavuşmasını sağlamıştır. O umut, genç Cumhuriyetimizin kuruluşuna kadar uzanan mücadelenin de miladı olmuştur.

 

İşte Çanakkale, Kurtuluş Savaşı’na giden yolda böyle önemli bir milat olduğundan, savaş kazanmanın ötesinde bir anlama sahiptir. Zira; yokluklar içerisindeki bir milletten; eğitimli, kültürlü ve bilimin aydınlığını rehber edinmiş modern bir toplum yaratmanın zaferi, pek çok farklı ülkeye de ilham kaynağı olmuştur.

 

“Çanakkale geçilmez!” sözleriyle bu eşsiz zaferi dünya tarihine altın harflerle kazıyan başta Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ile tüm gazi ve şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum. 

 

Değerli Arkadaşlar,

Böylesi bir zaferin ardından ülkemizin; bugün güçlü ekonomisiyle, başarılı eğitim sistemiyle, bilim ve teknoloji dünyasına sunduğu katkılarla, küresel sisteme yön veren bir aktör olarak ön plana çıkmasını dilerdik. 

 

Mevcut durum ise maalesef küresel başarı endekslerinde vasat bir görünüm sergileyen, uluslararası eğitim başarısı değerlendirmelerinde oldukça geri sıralarda kalan, para birimi kur dalgalanmalarıyla boğuşan, cinsiyet eşitliğinde kendine yakışmayan bir tabloya sahip bir ülke görünümü sergilemektedir.

 

Bu noktada, başta kadın meclis üyelerimiz olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart emekçi kadınlar gününü tekrar kutlamak isterim. Unutmayalım ki; kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı tanıyan dünyadaki ilk ülkelerden biri olmak yine atalarımızın bize bıraktığı en değerli miraslardan biridir.

Günümüzde de kadın haklarına verilen önemin, gelişmiş bir toplum olmanın başat bir koşulu olduğu küresel ölçekte kabul görmüş bire gerçektir. Maalesef, bir asra yakın süre önce kadın haklarına ilk önem veren ülkelerden biri olarak dikkat çekerken, bugün kadına şiddette ilk sıralarda yer almamız ülkemiz adına kesinlikle bir utanç tablosudur.

 

Ancak, ne olursa olsun umutsuzluğa kapılmak da bize yakışmaz. İşte bu noktada bize düşen her ne olursa olsun modernleşme ve kalkınma yolunda bugün yine mücadele etmektir. Bu hem atalarımızın bize bıraktığı emanet için, hem de çocuklarımıza daha güzel bir vatan bırakmak için, hepimizin ortak borcudur.

 

Değerli Arkadaşlar,

Son dönemlerde ülkemizin, uluslararası ölçekte değişen ilişki dengelerindeki yön arayışlarının yine sıkıntılı bir sürece girdiğini gözlemliyoruz.

 

Malumlarınız olduğu üzere AB ile olan ilişkilerimizdeki bozulma önce Almanya ile yaşanan gerilimle, ardından da Hollanda kriziyle iyice derinleşmiştir. Öncelikle yabancı ülkelerde milletimizi temsilen bulunan üst düzey yetkili kişilere yönelik olumsuz tutumların, sebebi her ne olursa olsun ülkemizin itibarının zedelenmesi adına çok çirkin ve kabul edilemez olduğunu belirtmek isterim.

 

Bu süreçte uluslararası diplomasinin ve hukukun prensipleri neyi gerektiriyorsa tabii ki uygulanmalıdır. Ülkemizin itibarına yönelik bu tutumu, demokrasi savunucusu ülkeleri kınıyoruz.

 

İş dünyası olarak, AB ile sürdürdüğümüz ticari ilişkilerin boyutunu düşündüğümüzde, süreci olumsuzlaştırmaktansa, sağduyuyla çözmeye çalışmanın, ekonomik ve politik menfaatlerimiz için en iyisi olacağına inanmaktayım. 

 

Ayrıca, bir taraftan da AB’de kendini göstermeye devam eden terör saldırıları Avrupalıların, ülkemizin de içinde bulunduğu coğrafyaya karşı tedirginliği artırıyor. En son Londra’da gerçekleştirilen terör saldırısı sonrasında, bu durum bir kez daha gözler önüne serildi. Hayatını kaybedenlere Tanrıdan rahmet, İngiltere’ye de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

 

Değerli Meclis Üyelerimiz,

Böylesi bir süreçte, anayasa referandumunda da artık son viraja girmiş bulunuyoruz. Yaklaşık 3 hafta sonra gerçekleştirilecek olan referandum için öncelikle görüşü ve kararı ne olursa olsun, her vatandaşımızın oy vermesi gerektiğini belirtmek isterim. Çünkü oy vermek, hem demokrasiye hem de geleceğimize sahip çıkmak demektir.

 

Bu bağlamda, referandum sürecinin huzur içerisinde tamamlanmasını temenni ediyorum.

 

Bildiğiniz gibi ülkemiz, son yıllarda sınır coğrafyasındaki çatışmalar, iç siyasi karışıklıklar, terör saldırıları ve üst üste yaşanan seçimlerle mecburen siyasetin ön planda olduğu ve ekonomide anlamlı bir ilerleme kaydedemediği bir atmosfere sürüklenmiştir. Referandumla birlikte artık bu sürecin aşılmasını ve ekonomik hedeflere odaklanılmasını dilemekteyim. 

 

Zira, Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Türkiye'nin not görünümünü durağan'dan negatif'e indirirken;  "Türkiye'nin kurumsal gücünde yaşanan erozyon devam ediyor" ifadesini kullanmıştır. Zayıflayan büyüme görünümü, kamu ve dış ödeme dengeleri üzerinde artan baskılar ve sonuç olarak artan kredi şoku riski gerekçeler arasında yer almıştır.

 

Ayrıca, 14 bankanın not görünümlerini negatife revize etmiştir.

Böylesi bir algı, kuşkusuz yabancı yatırımcılar açısından Türkiye’ye olumsuz bir bakış anlamına gelmektedir. Bu endişelerin düzeltilmesi için içerde de uyarıların dikkate alınması önem taşımaktadır. Biz bu görüşe katılalım veya katılmayalım böyle bir algının olumsuz yansımalarına müsaade etmemeliyiz.

 

Değerli Arkadaşlar,

Kentimizle ilgili önemli bir haberi sizlerle paylaşmak isterim. 

İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat İşleri (İZFAŞ) ve Fuar İzmir, hizmet sektöründe referans olarak kabul edilen TS EN ISO 9001:2015 ve The International Certification Network belgesini almaya hak kazanmış ve bu bağlamda ülkemizde bu belgeye tek sahip olan konuma erişmişlerdir. Çatısı altında gerçekleştirilen uluslararası önemli fuarla bugüne kadar adından sıklıkla söz ettiren, söz konusu son başarıyla çıtayı daha da yükselten İZFAŞ ve Fuar İzmir’i, tebrik ediyor, saygılarımı sunuyorum.

 

Bununla birlikte, dünyanın en önemli ve önde gelen fuarlarından biri olarak gösterilen Marble Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, geçtiğimiz günlerde 23. kez kapılarını açtı. Şehir dışında olduğumdan katılamasam da, Fuara olan ilgiyi takip ettim. İzmir’in gururu olan Marble Fuarı’nın gerçekleştirilmesinde emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyor, organizasyonun yeni işbirliklerine zemin hazırlamasını temenni ediyorum.  

 

Değerli Meclis Üyelerimiz,

Duyurular bölümü ile konuşmamı tamamlamak istiyorum.

 

Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Eyüp SEVİMLİ İZBAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığına, Meclis Üyemiz Sayın Hilmi UĞURTAŞ İAOSB Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden seçilmişlerdir. Kendilerini tebrik ediyoruz, başarılar diliyoruz.

 

Meclis Üyemiz ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Hüseyin VATANSEVER’in firmasının temsilci değişikliği talebi nedeniyle Meclis Üyeliğine Sayın Nursel VATANSEVER, Yönetim Kurulu üyeliğine birinci Yedek üye olarak Sayın Cemal ALTINTAŞ, Yönetim Kurulu Sayman Üye olarak da Sayın Eyüp SEVİMLİ getirilmiştir. Kendilerini tebrik ediyor, yeni görevlerinde başarılar diliyoruz. 

 

Meclis Üyemiz Sayın Gülçin GÜLOĞLU Antalya İş Kadınları Derneği tarafından Yılın Girişimci İş Kadını ödülünü almış. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

 

TOBB Başkanı Sayın Rıfat HİSARCIKLIOĞLU’nun annesi vefat etmiştir. Merhumeye Allah’tan rahmet ailesine ve yakınlarına baş sağlığı ve sabırlar dileriz.

 

Salih ESEN

Meclis Başkanı


Meclis Başkanı Konuşmaları


Yayınlar

Site Haritası

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.