2016 Temmuz Ayı Meclis Toplantısı


TEMMUZ AYI MECLİS KONUŞMASI – 25 TEMMUZ 2016

 

Sayın Başkanım,

Geçmiş Dönem Başkanlarımız,

Türkiye Kızılay Derneği İzmir Bölge Müdürü Sayın Gökay GÖK

Onur Üyelerimiz, Meclisimizin Çok Değerli Üyeleri,

Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,

 

Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Temmuz ayı Meclis Toplantısı’na hoş geldiniz.

 

Bu ayki konuğumuz Sayın Gökay GÖK’e katılımlarından ötürü Meclisimiz adına teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Savaş alanında yaralanan askere yardım amacıyla ortaya çıkan Kızılay, bugün kamu yararına çalışan gönüllü bir kuruluş olarak, hizmetleri ile faaliyetlerini sürdürmektedir.

 

Bugün Sayın GÖK’de faaliyet çalışmalarının detaylarını bizlerle paylaşacaktır. Tekrar kendilerine hoş geldiniz diyorum.

 

Değerli Meclis Üyelerimiz,

Olağandışı sayılacak bir ayı geride bırakmaktayız. Mevcut durumda yaşadığımız sıkıntılarımız yetmiyormuş gibi, hepinizin malumları olduğu üzere, geçtiğimiz hafta Cumhuriyet tarihimizin en karanlık olaylarından birini yaşadık.

 

Akıl almaz bir darbe girişimine tanık olduk. Ülkemiz, en uzun ve en ateşten gecelerinden birini yaşadı. 15 Temmuz Cuma akşamı, medyaya yansımaya başlayan ilk görüntüler neticesinde bizler henüz tam olarak ne olduğunu bile kavrayamamışken, sokaklarda kaos yaratılmıştı.

 

Takip eden birkaç saatlik süre zarfında, masum halkın üzerine ateş açılması, savaş uçaklarıyla T.B.M.M’nin, kurumlarımızın binalarının bombalanması gibi aklımızın ve mantığımızın dahi algılayamadığı olaylar baş gösterdi. Sonuçta, 200’ü aşkın şehidimizin olduğunu, 1000’i aşkın vatandaşımızın yaralandığını üzüntüyle öğrendik.   

 

Yaşadığımız bu vahim olaylar karşısında, her şeyden önce demokrasimizi ortadan kaldırmaya çalışan bu çağdışı darbe girişimini lanetliyor, şehitlerimiz için baş sağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

 

Halkın iradesinin her şeyden önde olduğunu bir kez daha gördük. Yüce Türk milletinin sergilemiş olduğu kararlı tutum, Partilerimizin ortak bildirisi, Türkiye’nin yek vücut olması hainlere verilen en güzel cevaptır. Bu saldırıyı en kısa sürede savuşturan güvenlik güçlerimize de şükranlarımızı iletiyorum.

 

Türkiye Cumhuriyeti, geçmişinde yaşadığı ihtilallerle, darbenin ne demek olduğunu derinlemesine tecrübe etmiş ve sonuçlarını her kesimce ağır bedellerle ödemiş bir ülkedir. Bizler de, yaşlarımız itibariyle, pek çoğumuz bu ihtilalleri birebir yaşamış kişileriz.

 

Değerli Arkadaşlar,

Yaşanan bu vahim olaylardan hepimizin ders çıkarması gerekiyor. Bildiğiniz üzere,  ülkemizde yaşadığımız sıkıntıları her fırsatta dile getiriyor, beklentilerimizi ilgili mercilere iletiyoruz ve de iletmeye devam edeceğiz. İşbirliği ve uzlaşı çağrılarımızdan vazgeçmememizin temelinde bu yatmaktadır.

 

Ancak, artık her kesim şapkasını önüne koyup şu gerçeğin farkına varmalıdır: Herkesin kendi ideolojisine uygun bir gençlik ve kesim yaratmak istemesi bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür ve sonucu vatan hainliğine kadar uzanabilmektedir.

 

O nedenle, Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yarınlara ışık tutan, laik, müreffeh ve modern bir ülke yaratma arzusunu benimsemiş, ilkelerini rehber edinmiş bir gençlik ve kesim etrafında buluşmalıyız. Farklı ideolojilerin peşinden gitmek, ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını, görüldüğü gibi heba etmektir.

 

Bu noktada, özellikle ifade etmek isterim ki; terörden toplumsal güvenliğe, ekonomiden siyasete, kültür-sanattan bilime kadar hemen her alanda sıkıntılar yaşadığımız, ülkemizin arzu ettiğimiz noktanın gerisinde olduğu aşikardır.

 

Ancak, her ne sıkıntı yaşarsak yaşayalım sıkıntılarımızı demokrasiden vazgeçmeden dile getirmemiz de yegane kıstasımız olmalıdır. Benzer şekilde, demokrasinin öngördüğü şekilde, eleştirilerin kabul görmesi, hak ve özgürlüklerin kısıtlanmaması da bir o kadar önem taşımaktadır.

 

Demokrasinin önemini çok daha iyi kavradığımıza inandığım bu acı darbe girişimine kalkışanları bir kez daha lanetliyor, hukuk çerçevesinde en ağır cezalara mahkum edilmelerini temenni ediyorum.

 

Bu demokrasi düşmanı insanlar kadar, yaşanan karışıklığı fırsat bilip masumlar üzerinde linç girişimlerini yapanların ve şeriat provaları sergileyenlerin de cezasız kalmaması gerektiğini düşünüyorum.

 

Bu anlamda olağanüstü halin uygulanması böyle bir zamanda anlaşılır görülmekle birlikte, hukuk çerçevesi içerisinde, yaşam tarzının kısıtlanmadan yürütülmesi, gerek içerde gerekse dışarda ekonomik dinamiklerin bozulmaması bir o kadar önemlidir.

 

Değerli Meclis Üyelerimiz,   

Diğer taraftan da, terör belası ülkemizi ve dünyayı kasıp kavurmaya devam ediyor. En güvenli sandığımız alanlara bile, teröristlerin rahatlıkla sızabildiklerini görmek maalesef endişelerimizi artırıyor.

 

Bunun en yakın örneğini, dünyanın en güvenli ilk beş havaalanı arasında sayılan İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen saldırıda gözlemledik. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda ve ayrıca Fransa’nın Nice kentinde gerçekleştirilen saldırılarda hayatını kaybeden masum siviller ve güvenlik güçleri için baş sağlığı dileklerimi iletiyor, yaralılara acil şifalar diliyorum.

 

Bununla birlikte, gündemde mültecilere vatandaşlık verilmesi gibi çok önemli bir mevzu da yer alıyor. Bu konudaki yaklaşımımızı, en başından beri hem insani, hem de mantıki çerçevede ele aldık. Mültecilerin sokaklarda yatıp kalktığı ve zorlukla yaşam mücadelesi verdikleri bir manzaranın her zaman karşısında olduk. Özellikle, hem onların hem de bizlerin ortak geleceğimizin güvenle tesis edilebilmesi açısından; sağlık, eğitim, hukuk, vb. alanları kapsayan geniş yelpazeli bir mülteci stratejisi benimsenmesi gerektiğini belirttik. Vatandaşlık verilmesi konusuna da yine aynı şekilde yaklaşıyoruz.

 

Bakınız, yapılan araştırmalar, ülkemizde bulunan mültecilerin üçte ikisinin çocuk yaşta olduğunu ve eğitimden yoksun olduklarını ortaya koyuyor. Savaş yüzünden zaten ağır travma yaşamış ve eğitim almayan bir kitlenin gelecekte ne olacağını tahmin etmek çok da zor değil. Bugün yaşadıklarımız, gelecekte neler olabileceğini de açıkça ortaya koyuyor. Bu bağlamda, mutlak biçimde kapsamlı bir mülteci stratejisi oluşturulması gereğini bir kez daha vurguluyorum.

 

Değerli Arkadaşlar,   

İşte, yaşadığımız tüm bu olaylar gösteriyor ki; hem ulusal hem de uluslararası yönden dört bir tarafımızda sorunlarla kuşatılmış durumdayız. Rusya ve İsrail ile gerçekleştirilen anlaşmalar başta olmak üzere, uluslararası ilişkilerde izlenmeye başlanan yeni ve yapıcı politikaların olumlu sonuçlarını gözlemlemeyi beklerken, son olaylardan maalesef ülkemize yönelik algı, yine olumsuz hale gelmiş durumdadır.

 

Burada da, uzlaşının yaygınlaştırılması, birlik ve beraberliğin yeniden sağlanması için her birimize görev düşüyor. Her ne yaşarsak yaşayalım, uzlaşmadan vazgeçmemeliyiz. Unutmayalım ki; modern Türkiye Cumhuriyeti büyük bedeller ödenerek kurulmuştur ve hiç kimsenin ülkemizi Ortaçağ karanlığına geri götürmeye hakkı yoktur.

 

TBMM ortak bildirisi ile başlayan, tüm STK’larımızın ortak bildirileri ile devam eden ve son olarak da her kesimden görüşü benimseyenlerin katıldığı dünkü demokrasi yürüyüşü şerrin içinden çıkan hayrı görmemiz açısından çok ama çok önemlidir.

 

Bundan da önemlisi, bu birlikteliğin, uzlaşmanın bugünde kalmaması sürekliliğini korumasıdır. Bu anlamda Sn. Cumhurbaşkanının parti liderleri ile görüşmesinin bu sürekliliğe katkı koyması en büyük temennimizdir.

 

İşte, birlik ve beraberliği yeniden tesis etmeye çabaladığımız bu günlerin, ülkemizin işgalden kesin olarak kurtuluşunu ve modern Cumhuriyetimizin kuruluşunu sağlayan Lozan Barış Antlaşması’nın 93. yıl dönümüne denk gelmesini oldukça anlamlı buluyorum.  

 

15 Temmuz gecesi yaşanan tehlikede, çok önemli bir sınavdan geçen ve özgür basının gücünü gösteren medyamızın, basın mensuplarımızın da basın bayramını gönülden kutluyorum.

 

Aydınlık ve güzel günler görebilmemiz umuduyla, hepimize esenlikler diliyorum.

 

Değerli Arkadaşlar,

Duyurular bölümü ile konuşmamı tamamlamak istiyorum.

 

1972- 1982 yılları arasında Meclis Üyeliği yapan Sefa SELGEÇEN vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

 

SAYGI DURUŞU

 

Meclis Üyemiz Sayın Osman ÖZ’ün babası vefat etmiştir. Merhuma Allahtan rahmet ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

 

Dünyanın en büyük rüzgâr tribünü kanat fabrikası Bergama OSB de kuruluyor olması nedeniyle Bergama OSB Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hüseyin VATANSEVER’i tebrik ediyor, hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyoruz. 

 

Salih ESEN

Meclis Başkanı

 

 


Meclis Başkanı Konuşmaları


Yayınlar

Site Haritası

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.