Yorgancılar’dan işsizlik rakamları değerlendirmesi


25 milyon kişinin çalıştığı bir ortamda 76 milyonluk nüfusun sürdürülebilir yüksek refah yaşaması olası görünmüyor

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Türkiye'nin toplumu oldukça geren seçim atmosferinden çıkarılması ve siyasi tansiyonun düşürülerek ekonominin gündeme gelmesi gerektiğini ifade ederken, çift haneli işsizlik verilerinin de bu talebin haklılığını teyit ettiğini vurguladı.

Ocak ayı itibariyle 2 milyon 841 bin kişinin işsiz olduğunu, 25 milyon 194 bin kişinin ise çalıştığına dikkat çeken Yorgancılar, "76 milyonluk nüfusa sahip bir ülkede 25 milyon kişi çalışıyorsa, yani her çalışan kendi dışında iki kişiye bakmakla yükümlüyse bu ülkenin zenginleşmesi mümkün değildir. Ülkenin sürdürülebilir yüksek büyüme oranlarını yakalaması için yüksek katma değer yaratacak sanayi yatırımlarının artması zorunludur. Halkın zenginleşmesi, borçlanmadan refahının artması için ise yüzde 50 düzeyindeki işgücüne katılma oranının gelişmiş ülkeler düzeyine yani yüzde 70'lere ulaşması ve işsizliğin azalması gerekmektedir. Bunun için ekonomi yani yatırım, üretim, istihdam ve ihracat gibi reel boyutlar gündemde ve öncelikler arasında ilk sıralara yükselmelidir. 2013 yılında daha da yavaşlaması beklenen büyüme nedeniyle işsizliğin tek haneli rakamlara gerilemesinin güç hatta imkansız görünmesi ekonomi konusunda yeni stratejilere olan ihtiyacı belirginleştirmektedir" dedi.


Rakamların yükselmesi sürpriz olmaz

Ocak ayına ilişkin istihdam verilerini değerlendiren EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, şu görüşleri dile getirdi:

"İşsizlik geçen yılın aynı dönemine göre binde 5 oranında azalmış olmakla beraber çift hanelerde bulunmaktadır. Uluslararası kuruluşların Türkiye'nin 2014 yılı büyüme tahminlerini yüzde 2'ler düzeyine çektiği görülmektedir. Bu büyüme hızı ile işsizliğin yüzde 12'lere yükselmesi sürpriz olmayacaktır. Bu büyüme hızı ve işsizlik oranının sadece ekonomik değil sosyal ve politik sonuçları da olacaktır. Nitekim, halkımız düşük kur ve göreli düşük faizler ile birlikte gösteriş tüketiminin etkisinde kalarak çok yüksek oranlarda borçlanmıştır. Artacak işsizlik bu kredilerin geri ödenmesinde sorunlar yaratabilecek, bu da ciddi sosyal sorunları besleyecektir. Türkiye'nin kaliteli yani ithalata dayalı tüketim çekişli değil üretim ve ihracata dayalı büyüme sürecine girmesi gerekiyor.”


Güven ve istikrar

Türkiye'de yaklaşık 5 milyonu sanayi sektöründe olmak üzere 25 milyon kişinin istihdam edildiğini ve her çalışanın kendisi dışında iki kişiye bakmak durumunda olduğunu hatırlatan Ender Yorgancılar, bu oranlara göre zenginleşmenin, küresel ekonomik güç olmanın oldukça güç olduğuna da vurgu yaptı. Yorgancılar, Türkiye'de yükselmiş olmakla birlikte işgücüne katılım oranının ancak yüzde 50'ler düzeyine gelebildiğini bu oranın AB ve OECD ülkelerinde yüzde 70'in üzerinde bulunduğunu belirtirken, gelişmek, kalkınmak için istihdam boyutunda alınacak çok mesafe olduğunu ifade etti. Ender Yorgancılar, "Siyasi iklim ve toplumsal gerginlikler gerek yerli, gerekse yabancı doğrudan yatırımları olumsuz yönde etkiliyor. Türkiye'nin ihracata, bunun için rekabetçi üretime, rekabetçi üretim için ise yeni yatırımlara ihtiyaç bulunuyor. İlgililerin siyasi tansiyonu düşürmesi, hukuksal süreçlerin güvenilirliği ve işleyişini hızlandıracak adımların atılması, güven ve istikrar ortamının oluşturulması gerekiyor. Böylece üretim-sanayileşme-eğitim-istihdam zincirinde yeni şeyler söylemek ve yapmak olası hale gelebilecektir. Ekonomik gelişme sadece zenginleşme değil, ulusal çıkarlarımız için de öncelikli gündem maddesi olmalıdır" diye konuştu.


Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.