10.10.2019 ESBAŞ ve HUKD İşbirliğinde; Havacılık Konferansı


*Savunma Sanayiinin Sürdürülebilirliği İçin İhracatın Önemi Oturumu

Değerli Konuklar,

Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,

Ege Bölgesi Sanayi Odası ve şahsım adına, sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

ESBAŞ&Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği İşbirliğinde gerçekleştirilen Konferansa hoş geldiniz. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Bugün Konferans çok anlamlı bir güne denk geldi. Barış Pınarı Harekatı kapsamında barışın tesisi için Ordumuz şanlı görevinin başında. Allahtan Ordumuzu muzaffer kılmasını, Mehmetçiklerimizi korumasını yürekten diliyorum. Dualarımız onlarla.

Bugünler de göstermektedir ki; içinde bulunduğumuz coğrafyada bitmeyen gerginlikler, iç savaş ortamı, mülteci meselesi ve uluslararası ilişkiler, savunma sanayinin her zaman güçlü ve dinamik olmasını gerektirirken, teknoloji ile birlikte boyut değiştiren jeopolitik riskler de dinamizmi ve dönüşümü kaçınılmaz kılmaktadır.

İşte bu noktada; son dönemlerde sıklıkla gündeme gelen “milli savunma hamlesi” stratejik önemi ile öne çıkmaktadır. Milli bir mesele olan savunma sanayinin güçlendirilmesinde kuşkusuz yerli üretim ve ürettiğini satabilmek hassas bir süreç yönetimini gerektirmektedir. Nitekim, son aylarda ABD ve Rusya ekseninde savunma sanayi alanında yaşadığımız sıkıntılar da stratejik bir sektörde, ihtiyacın yerli üretimle karşılanmasını elzem kılmaktadır.

Bu farkındalıkla, yerlileşmenin artarak %70’lere gelmesinde başta Milli Savunma Bakanlığımız olmak üzere, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın tutumu ve kararlığını takdirle karşılıyoruz.

Yerli gemilerimizden, yerli insansız hava araçlarımıza, kirpilerimizden, atak helikopterlerimize kadar gururumuz olan milli servetlerimizin çeşitlenerek artması en büyük temennimizdir.

Yerlileşme politikası doğrultusunda, savunma ve havacılık ihracatının son yıllarda artan bir eğilim izlemesi de oldukça sevindiricidir. 2011’de 884 milyon Dolar düzeyinde olan ihracat hacmi, 2018 yılsonu itibariyle 2 milyar Dolar’ı aşmış bulunmaktadır.

2018’de sektörde ticareti geliştirmeye yönelik yapılan uluslararası anlaşmaların etkisiyle yıllık ihracatın yüzde 25 artışla kendi rekorunu kırması, yapılacaklar noktasına da ışık tutmaktadır. Bu bağlamda, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından bu yılın başında bildirilen ihracat seferberliğini çok önemsiyor ve yaygınlaştırılarak artırılmasını diliyoruz.

Savunma sanayimizde, üretim ve ihracatın sürdürülebilirliğindeki, bir diğer önemli detay ise Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerinin artırılmasından geçiyor. Savunma sanayinde gelişimin süreklilik arz etmesi, kesintisiz biçimde Ar-Ge faaliyetleriyle desteklenmesi anlamını taşımaktadır.

Sanayi 4.0’ın ve dijitalleşmenin yoğun olarak etkilerinin gözlendiği sektörde stratejik uygulamalar, ülkeleri bir adım öne çıkarmaktadır. “Yapay zeka alanında tekelleşen dünyayı yönetir” diyen Putin’in özellikle savunma sanayine vurgu yapması boşuna değildir. Bugün korkulan nükleer silahların yerini, yakın zamanda yapay zekanın hakim olduğu bir savunma sisteminin alacağını da unutmayalım.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı’nın yanı sıra Havelsan gibi köklü kuruluşlarımızın, Ar-Ge çalışmalarının sektördeki diğer firmalara da yön gösterici olması gerekiyor. Dileğimiz, bu tür firmaların nicel ve nitel yönden artması yönündedir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından açıklanan 2023 Sanayi ve Teknoloji Strateji Belgesi’nde Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında Havacılık ve Uzay sektörünün de öncelikli sektörler arasına alınması oldukça önemlidir.

Devlet destekli seferberlikler, firmalarımızın da motivasyonu açısından önem taşımaktadır.

 

Değerli Konuklar,

Bu farkındalık içinde Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak; 2000’li yılların başında kurduğumuz “Savunma Sanayi Çalışma Grubu” ile yerel ve genel ölçekte çözüm ortağı olmayı hedefledik, sektöre üretim sağlayan firmaların başvuru noktası olduk.

 

Peki neler yaptık?

2009 yılında Deniz, Hava, Kara Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıkları olmak üzere tüm kuvvetlerin katılımı ile İzmir’de bir ilke imza atarak başarıyla “1. Müşterek Malzeme Sergisi”ni gerçekleştirdik.

Söz konusu sergide; Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yurtdışından ithal edilen 7.066 malzeme sergilenmiş olup, 24 ilden toplam 1.076 firmadan 1.665 firma temsilcisi katılmış ve sergilenen malzemelerin yurtiçinden tedarik imkanları araştırılmıştır. Sergi toplamda 3.000’in üzerinde ziyaretçi tarafından gezilmiştir.

Milli savunma hamlemize büyük katkı koyacak Malzeme Sergimizin ikincisini, Fuar İzmir’de gerçekleştirmek için girişimlerde bulunmuştuk.

Diğer yandan, benzer bir çalışmanın Devlet Demiryolları ile de yapılabilmesi, tahsis edilecek vagonlarla gezici fuar şeklinde ürünlerin sergilenmesi ve sanayicilerimize teklif imkanı sunulması için destek talebimizde bulunmuştuk. Yanıt alamadık. Buradan bir kez daha 2 talebimizi de tekrarlamak istedim.

2011 yılında, sektör temsilcileri ile Ankara ve Eskişehir’de yer alan TAI, TEI, ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN ve Alp Havacılık gibi ana yüklenici kurumları ziyaret ederek, karşılıklı istişarelerde bulunduk.

2012 yılında, stratejik hedefimiz doğrultusunda İzmir Kalkınma Ajansı projesinin de desteğini alarak İzmir’deki tedarikçilerin profilini ortaya koymak amacı ile "Savunma Sanayine Tedarikçi Olabilecek İzmir Firmalarını İçeren Sektör Analizi” projesi hazırladık. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede 75 firmanın mevcut teknolojiler ile savunma sanayine destek verebilecek yeterlilikte olduğu tespit edilmiştir.

Analiz kitapçığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın katılımı ile düzenlenen kapanış toplantısının ardından; Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve sektörün tüm paydaşları ile paylaşılmıştır. Benzer bir çalışmanın ülke genelinde de yapılması gerektiğine inanıyoruz.

Ankara ve İzmir’de faaliyet gösteren veya sektöre girmeye niyetli olan firmaları 27-28 Eylül 2012 tarihlerinde Savunma ve Havacılık Sanayi İmalatçılar Derneği işbirliği ile “İzmir Savunma Sanayi Buluşması” etkinliğinde bir araya getirdik.

ABD Havacılık ve Savunma Heyeti organizasyonu ile ilgili Odamızda 12 Kasım 2012 tarihinde gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısı ile firmalarımıza ikili görüşme imkanı sunduk.

6-8 Mart 2013 tarihlerinde “Ankara Savunma ve Havacılıkta Endüstriyel İşbirliği Günleri” etkinliğine stand ile katıldık.

Savunma Sanayinde önemli bir yere sahip olan ROKETSAN firması ile İzmir’deki firmalarımızı, 27-28 Mart 2014 tarihleri arasında Odamızda buluşturduk.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan Kritik Harp Silah ve Gereçlerine ait yedek parçaların yerlileştirilmesi kapsamında Odamız ile Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı işbirliğiyle Askeri Yedek Parça Yerlileştirme Koordinasyon Toplantısını 2 Kasım 2017’de gerçekleştirdik.

HAVELSAN ile İzmir 1. Tedarikçi İşbirliği Geliştirme Zirvesi’ni 04-05 Şubat 2019 tarihinde yaptık.

Bu hafta başlayan Makine Teknolojileri Fuarı’na katılarak, savunma sanayine iş yapma potansiyeli olan üyeleri ile Savunma Sanayi ana yüklenici firmaların görüşebilmeleri için gerekli işbirliğini sağlamaya çalışmaktayız.

Bunların dışında Bakanlığımızın, Savunma Sanayi Başkanlığımızın, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın düzenlemiş oldukları toplantılara katılım sağladık.

2 yılda bir yapılan IDEF Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’na stand ile katılmayı gelenekselleştirerek sanayicilerimizin ürünlerinin tanıtımını sağladık.

Tüm çalışmalarımızda gördük ki, savunma sanayinin yapılanmasında birinci sırada yer alan konu, ana sistem üreticileri firmalarının başarılı olmaları için daha küçük ve orta ölçekli uzmanlaşmış işletmelerle, işbirliği yapmalarının gerekliliğidir ki bu sürdürülebilirlik açısından da önem taşımaktadır.

 

Değerli Konuklar,

Bununla birlikte; üretim-Ar Ge ve ihracat sinerjisinin yaratılmasında, İzmir stratejik bir konumda.

8 üniversitesi, 5 teknoparkı, nitelikli işgücü, kurulacak teknoloji üssü ve gelen nitelikli beyin göçü ile İzmir, sektörün sürdürülebilirliği açısından kilit şehirlerden biri olurken, kümelenme açısından ESBAŞ başarılı bir model olarak karşımıza çıkmaktadır.

Zira, İZKA tarafından İzmir için yükselen sektörler arasında havacılık ve uzay sanayinin de yer alması bir tesadüf olmasa gerek. 

İzmir; ticareti, turizmi, tarımı, sanayi sektöründeki potansiyeli ve yarattığı katma değer ile ülkemizin 3. büyük şehridir. Bu sektörel çeşitlilik içerisinde sanayi kültürü çok eskiye dayanan girişimci, kararlı ve heyecanlı bir geleneğe sahiptir.

Savunma sanayi açısından baktığımızda; bölgemizde birçok firma savunma sanayinde ana yüklenici konumundaki; TAI, TEI, ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, MAKİNE KİMYA ve ALP HAVACILIK vb. firma ve kurumlara hizmet vermektedir.

Ayrıca; Bölgemizde, gerek ticari gerekse teknolojik kapasite ve kabiliyetleri doğrultusunda ana yüklenici olabilecek birçok firma da bulunmaktadır. BMC ana aktör olarak kendini ispatlamıştır. Dirinler, Norm Cıvata, CMS Jant, İzeltaş bu firmalardan bazılarıdır.  

Yaklaşık 200 ülkeye ihracat yapan İzmir, net ihracatçı konumu ile ayrıcalığını ortaya koymaktadır.

Bugün Türkiye ortalamasında kg başına ihracat 1,32 dolar seviyelerinde iken, örneğin TUİK verisi ile İzmir’de hava ve uzay sektöründe ihracat kg başına 201 doları bulabiliyor. Aradaki uçurum bu kadar farklı iken, sektörün ülke güvenliği ile birlikte ekonomik açıdan da ne kadar stratejik olduğu çok net ortadadır.

O nedenle, Hükümet tarafından açıklanan programlarda sektörün yer bulmasını, desteklenmesini çok önemsiyoruz.

 

Değerli Konuklar,

Sürdürülebilirlikten bahsediyorsak; ürünün üretilmesi için gerekli koşulların sağlanıyor olmasından, finansman teminine, yeterli nitelikteki işgücünden, rekabet gücüne ve pazarda yer edinmeye kadar şartların da sağlanabiliyor olması gerekmektedir.

En basitinden, demografik fırsat penceremiz, böylesi bir süreçte öncelikle bilim ve eğitim stratejilerimizi yeniden kurgulamamız gerektiğini açıkça göstermektedir.

Biz her platformda buna Eğitim 4.0 dedik ve gerçekleşene kadar da talep etmeye devam edeceğiz.

Çünkü, şu anda her sektörde bu sisteme uygun nitelikli eleman ve özellikle de yazılımcının yetersiz olduğunu biliyoruz. Putin’in sözünü tekrar hatırlayalım lütfen: Yapay zeka alanında tekelleşen dünyayı yönetir.

Verilecek destekler, hazırlanan programların bu kapsamda değerlendirilmesinde fayda görmekteyiz.

Konuşmamı tamamlarken; içinde bulunduğumuz konjonktür itibari ile daha güçlü bir Türkiye için daha güçlü bir ekonomi ve daha güçlü bir ekonomi için de yüksek teknolojili üretim ve karşılıklı daha çok işbirliği gerekliliğinin altını çizerek, verimli bir Konferans olması dileğiyle, saygılarımı sunuyorum.

 

Ender YORGANCILAR

Yönetim Kurulu Başkanı

 


YKB - Diğer Konuşmalar


Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.