Eğitim ve üretim arasındaki bağ güçlendirilmelidir


Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, eğitim ve üretim arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Dünyanın 17. büyük ekonomisi konumundaki Türkiye'nin küresel rekabet gücü sıralamasında 44. sırada olmasının düşündürücü olduğunu söyleyen Yorgancılar "Şimdi yeni bir şeyler söylemenin, yeni yollar bulmanın zamanıdır. Başlayan yeni eğitim yılı nedeniyle dünya sıralamasındaki bu iki sıramızın daha dikkatli değerlendirilmesi, üretim ile eğitimin çağdaş ihtiyaçlara uygun olarak entegrasyonu için yeni stratejilerin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Gelecek eğitim ile planlanır. Eğitimin niteliği yarınların kalitesini belirler" dedi.
 
Türkiye’nin rekabet gücü sıralamasındaki yerini ilk 15 ülke arasına yükseltmeden sürdürülebilir yüksek büyüme hızına ve en büyük 10 ülke arasında yer alma hedefine uluşamayacağını ifade eden Yorgancılar, bu hedeflere ulaşmada kilidin genç ve dinamik nüfus, anahtarın ise eğitim sistemi olduğunu savundu.  Eğitim sisteminde yarının ihtiyaçlarına yönelik bir yapılanma gerektiğinin altını çizen Yorgancılar, “Çünkü dünyanın ve küresel rekabetin geldiği nokta itibariyle Türkiye'nin kulvar değiştirip inovatif ürünlerde ön plana çıkması zorunludur. Bunun için istenen türde bir yapılanmayı sadece ekonomik boyutta alınacak önlemlerle sağlamak mümkün değildir. Türkiye'nin büyük hedeflerinin yakalanabilmesi insan sermayesinin hem bilgi ve donanım düzeyinin hem vatandaşlık anlayışının hem de değer sistemlerinin geliştirilmesi ihtiyacı vardır. Tartışmamız gereken konular nicelik değil nitelikle ilgilidir." Diye konuştu.
Türkiye'nin sadece ihracat değil iç talep için de üretim deseninde de yenilenmeye ihtiyacı olduğunu, cari açığın yapısal kaynaklarını zayıflatmanın rekabet gücünün artması ve inovatif ürünlerden geçtiğini vurgulayan Yorgancılar, bu çerçevede somut önerilerini de şöyle ifade etti: 
"Bilgi, yenilik ve teknoloji üretimiyle; verimlilik, kalite ve küresel rekabet yeteneğini sürekli geliştiren, çevreye duyarlı, dinamik bir büyüme ve sanayileşme stratejine olan ihtiyaç ortadadır. Bunun için eğitim sisteminde özel yetenekleri olan çocukların lise eğitimi öncesinde tespitine imkan verecek mekanizmalar üretilmelidir. Öğretmenlerinin tespit edeceği bu öğrenciler öncelikle özel eğitim ve inovasyon meslek liselerine, başarılı olanlar da bunların devamı niteliğinde kurulacak araştırma üniversitelerine yönlendirilmelidir. Bu üniversitelerin üretim ile iç içe olması amacıyla OSB'ler içinde veya yakınında kurulması, mutlaka nitelikli Ar-Ge ve Ür-Ge alt birimlerine sahip olması ve teknokent şeklinde faaliyet göstermesi sağlanmalıdır. Böyle bir strateji orta ve uzun vadede Türkiye'ye sınıf atlatacaktır. Aksi halde mevcut üretim ve tüketim deseni ile ne cari açığı ne dış kaynak bağımlılığını azaltmak mümkün olamayacaktır. Bizler yeni bir şeyler söylüyoruz. Devletimiz, okullarımız ve öğretmenlerimiz ile iş dünyası olarak bu konuda kalıcı bir şeyler yapmak durumundayız. Yarının Türkiye’si için daha fazla geç kalmamalıyız.”

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.