Birinci çeyrek beklentilerle uyumlu, 2023 hedeflerinden uzak


Birinci çeyrek beklentilerle uyumlu, 2023 hedeflerinden uzak

 
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar dünya genelinde  henüz 2008 küresel finansal krizin etkilerinin devam ettiği ve en azından daha birkaç yıl devam edeceğinin öngörüldüğü bir ortamda yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen yüzde 3 düzeyindeki büyüme oranının beklentilerin üstünde ve kısa vadeli beklentilerle uyumlu olduğunu söyledi. Yorgancılar “Ancak, Türkiye potansiyelinin altında, 2023 vizyonunun oldukça gerisinde büyümüştür” dedi.
 
Özel sektör yatırımlarının yüzde 9,1 oranında gerilemesinin bir taraftan özel kesimin beklentilerinin oldukça olumsuz olduğunu diğer taraftan da geleceğin üretim kapasitesi açısından kaygı duyulması gereğini ortaya koyduğunu ifade eden Yorgancılar, “İmalat sanayindeki yüzde 2,8'lik büyüme kriz yılları haricinde önceki dönemlerde gerçekleşen büyümenin çok çok altındadır. Bu durum sektörün mevcut durumunu göstermesi açısından önemlidir. Türkiye'nin potansiyel büyüme oranının altında kalan bu hızın 2013 ve dolayısıyla da 2023 yılı hedeflerinin yakalanmasını zorlaştırmasına izin verilmemelidir. Bunun için öncelikle sosyo-psikolojik iklimde yaşanan kırılma giderilmeli, ardından da mali piyasalarda istikrar yeniden sağlanmalıdır” diye konuştu.
 
Yılın ilk çeyreğinde üretim açısından büyümeyi daha çok hizmetler ve inşaat sektörleri, harcamalar açısından ise devletin özel tüketim ve yatırım harcamaları ile özel tüketim kalemlerinin sağladığını vurgulayan Yorgancılar, net ihracatın büyümeye katkısının, yerini kamunun katkısına bıraktığını belirtti. Yorgancılar bu durumun yüksek ve sürdürülebilir bir büyüme için uygun küresel ve ulusal iklimin bulunmadığına işaret ettiğini öne sürdü.
 
2013 yılı  ilk çeyreğinde imalat sanayi sektörü büyümesini de değerlendiren Yorgancılar, "2002 sonrasının en kötü ikinci büyüme ile karşı karşıyayız. İmalat sanayinin büyümeye katkısı her geçen gün azalmaktadır. Dış talep yetersiz ve iç talep de daha çok ithal mallara yöneliyor. Çok ciddi yapısal sorunlarımız var. Yeni bir şeyler söylemek ve daha önemlisi yapmak gerekiyor." dedi.
 
Türkiye’de imalat sanayi üretiminin yaklaşık yüzde 40'ının düşük, yüzde 30’unun düşük orta, yüzde 20'sinin orta yüksek, yüzde 3-4'ünün ise yüksek teknoloji içeren ürünlerden oluştuğuna işaret eden Yorgancılar sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ayrıca bu sektörün ihracatının yaklaşık yüzde 65-70'i düşük ve orta düşük teknoloji, ithalatının ise yüzde 50-55'i orta ileri ve ileri teknoloji içeren sektörlerden oluştuğunu biliyoruz. Dolayısıyla sektördeki bu yapı ile Türkiye'nin dış ticaret açığının sürdürülebilir bir düzeyde tutulması oldukça güçtür. Bir taraftan ülke içinde sektörün üretim deseniyle halkın talep deseninin örtüşmemesi, diğer taraftan mevcut ihracat deseninin daha çok dünya ticaretinde payı düşen, fiyat esnekliği yüksek ürünlerden oluşması Türkiye ekonomisi ve sanayinde yapısal dönüşümün zorunluluğuna işaret etmektedir. Türkiye'yi büyüme ile cari açık arasında bir tercih yapmaya iten mevcut ekonomik yapıda büyümeyi etkileyecek en önemli değişken reel kurlar olmaktadır. Gerçekçi değerlenmiş kurların bir taraftan ihracatın artışına, diğer taraftan da ithalatı yavaşlatmasına yapacağı katkı ile Türkiye ekonomisi yapısal dönüşüm için zaman kazanacaktır.”
 
EBSO olarak uzun zamandır vurguladıkları gibi arazi rantları ile finansal rantlara dayalı büyüme modelinim sonuna gelindiğine değinen Yorgancılar Türkiye’nin başta kısmi ithal ikamesi gibi ya uygulanacak stratejiler sonucunda üretim desenini ya da yaşanacak sorunlar sonucu tüketim düzeyi ve deseninde dönüşüme gitmek zorunda kalacağını ifade etti. Yorgancılar “Ülkede mevcut sosyal ve siyasi konjonktürde hangi tercihin yapılacağına bağlı olarak yarınlar şekillenecektir. Geç kalınmamış olmasını temenni ediyoruz” dedi.
 
30 Ocak 2014
 

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.