2015 Kasım Ayı Meclis Toplantısı


KASIM AYI MECLİS KONUŞMASI – 30 KASIM 2015

Sayın Başkanım,
Geçmiş Dönem Başkanlarımız,
Sn. Av. Zeki DEMİR,
Onur Üyelerimiz, Meclisimizin Çok Değerli Üyeleri,
Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,

Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kasım ayı Meclis Toplantımıza hoş geldiniz.

Bu ayki Meclis Konuğumuz Avukat Zeki DEMİR. Katılımınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz.

Sn. Demir, Firmalarımızın Hukuksal Yapılanması hakkında detaylı bir bilgilendirme yapacaklar.

Firmalarımızda imza yetkisi olan bizler açısından konu çok önemli olup, iş kazalarından, vergi suçlarına kadar ciddi yükümlülükler söz konusudur. Bugün Sn. Demir, hangi durumda nasıl önlem almamız gerektiği hususunda bizlere bilgi aktarırken, hukuksal yapılanmanın bizler için gerekliliğini anlatacaklar. Büyük bir dikkatle kendilerini dinliyor olacağız.

Değerli Üyelerimiz,

Hepimizin malumları olduğu üzere, 14 yıl önce ABD’de yaşanan ve dünya tarihinin en büyük terör meselesi olarak nitelendirilen 11 Eylül saldırıları, güvenlik konularında bir milat olarak kabul edilmiştir. Bu olay, uluslararası ilişkileri ve ülkeler arası güç dengelerini etkilemiştir. ABD’nin terörü sonlandırmak maksadıyla kapsamlı operasyonları, Ortadoğu’yu ve çevre coğrafyasındaki mevcut tabloyu tamamen değiştirmiştir. Akabinde İngiltere’de, İspanya’da ve Türkiye’de de aynı odaklar tarafından terör olayları gerçekleştirilmesi, AB başta olmak üzere Batı dünyasının teröre karşı net bir biçimde tavır almasına sebep olmuştur.

Ancak, yıllar süren çabalara rağmen, Batı dünyasının ABD öncülüğünde Ortadoğu’yu demokrasi zemininde yeniden biçimlendirme politikası başarısızlığa uğramıştır. Arap Baharı olarak nitelendirilen ve Ortadoğu ülkelerini tek tek iç karışıklığa sürükleyen olaylar, çözülmesi zor düğümlere neden olmuştur. Nitekim Ortadoğu coğrafyasında dehşet saçan Suriye iç savaşı ve IŞİD terörü, bu düğümlenmiş sorunların birer uzantısıdır. 

Paris’te yaşanan saldırılar, terörün sadece bölge coğrafyasına özgün olmadığını ortaya koyarak, terör ve güvenlik konusunu yeniden küresel gündemin zirvesine taşımıştır. Can güvenliği sorununun, Avrupa’nın en büyük başkentlerine kadar yayılması, 11 Eylül saldırılarından beri süregelen terörü bitirme çabalarının açık bir iflasıdır.

Geldiğimiz nokta itibariyle, Batı’nın Ortadoğu’ya yönelik tutumunun çok daha sert bir biçimde yeniden biçimleneceği ve küresel güç dengelerinin değişeceği öngörülmektedir. Söz konusu değişim, sadece bölgesel olmaktan çıkmış olup ABD’den AB’ye ve Rusya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada etkili olacaktır.

Nitekim geçtiğimiz hafta bu etkilerin derinleştiği bir sürece girdik. Her şeyden önce, Rusya ile yaşadığımız uçak düşürme olayı sonrası iki ülkenin uzlaşamaması ve olayın savaş ortamına kadar uzanması oldukça endişe vericidir. Tabii ki; burada savaştan kastımız cepheden cepheye sıcak çatışma değildir. Zira, günümüzde asıl savaş ortamı ekonomik ve politik yaptırımlar üzerinden gerçekleşmektedir. Yaşananlar sonrası Putin’in Türkiye’ye yönelik çeşitli alanlarda ekonomik yaptırımları içeren kararnameyi imzalaması ve vize muafiyetinin 1 Ocak itibariyle askıya alınacağının açıklanması, endişelerimizin haklılığına işaret etmektedir.

Dostluk ilişkilerini yıllardır başarıyla sürdüren ve ekonomik açıdan birbirine ciddi anlamda katkı sağlayan iki ülkenin bir an önce uzlaşı sağlaması ve gerginliğin sonlanması en büyük temennimizdir.

Bununla birlikte, dün gerçekleştirilen ve AB üyelik sürecimizde önemli bir viraj olan AB-Türkiye Zirvesi’ne dikkat çekmek isterim. Zirveden çıkacak sonuçların önümüzdeki dönemde, mülteci krizinin çözümünden, vize muafiyetine ve üyelik sürecinin canlandırılmasına kadar Türkiye’de ciddi etkileri olacaktır. Ülkemize maddi yardım ve vize muafiyeti sağlanması karşılığında Avrupa’daki mültecilerin geri transferi, üzerinde asıl durmamız gereken iç meselemizdir. Sağlanacak maddi katkıların kalıcı bir çözüm getiremeyeceğinden hareketle, ülkemizdeki mültecilerin geleceğine yönelik etkin bir strateji geliştirilmesi şarttır. Ancak söz konusu ilişkilerin yeniden gündeme gelmesi Türkiye adına önemlidir.

Değerli Üyelerimiz,

Küresel boyutta yaşanan bu şiddetin gündelik hayatımızdaki birincil etkisi can güvenliğine duyulan tehdit üzerinde olmaktadır. Daha önce de sıklıkla vurguladığımız üzere, böyle bir ortamda diğer tüm meseleler terörün karanlığında kaybolmaktadır.

Artan terörle birlikte, İslamofobi olarak ifade edilen topyekün İslam korkusu ve karşıtlığı, bu tür olaylar karşısında ciddi biçimde yaygınlaşmaktadır. Nihai olarak geldiğimiz nokta ise kamplaşmanın artmasından ve yeni terör örgütlerine davetiye çıkarmaktan ibaret olan bir kısır döngüden ibarettir.

Bu bağlamda, öfkenin öfkeyle yok edilemeyeceği gerçeğinden hareketle, tek çaremiz ve sığınağımız, barıştır. İnsanları; ırkına, rengine, dinine, diline, vb. özelliklerine göre etiketleyip ötekileştirmek tam da terörün, savaşın arzuladığı ortamı yaratmaktadır. Terörün bitmesini istiyorsak farklılıklarımızla değil farklılıklarımızı kamplaştırmaya çabalayan anlayışla savaşmak zorunda olduğumuzun bilincine varmamız şarttır.

Tüm barış ve itidal çağrılarına rağmen faili meçhul cinayetlerin ve katliam olaylarının devam etmesi, ülkemizi dipsiz bir kuyuya itmektedir. Bu olayların bir uzantısı olarak geçtiğimiz gün gerçekleştirilen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’ye ve şehit düşen iki polisimize Allahtan rahmet, acılı yakınlarına sabır diliyorum.

Diğer taraftan giderek azalan basın özgürlüğü de, ülkemizi karanlığa iten bir diğer etkendir. Yılların duayen gazetecilerinden Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmaları, basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdittir.

Toplumu kaygıya sevk eden bu olayların bir an evvel son bulmasını ümit etmekten başka da bir şey elimizden gelmemektedir.

Değerli Arkadaşlar,

Oldukça zorlu bu küresel olayların gölgesinde çok önemli bir seçimi daha geride bıraktık. Seçim sonuçları itibariyle tek parti iktidarı tekrar sağlanırken, T.B.M.M.’de dört partimiz yer almaya hak kazandı. Bu vesileyle, dört partimizi de tebrik ediyor, yeni hükümetin ve çalışma döneminin ülkemiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Hükümetimizi, gündem itibariyle oldukça zorlu bir süreç beklemektedir. Uluslararası ilişkinlerin oldukça belirsizleştiği olaylar, geleceğimize ilişkin sağlam adımlar atılmasını zorunlu kılmaktadır. Bununla birlikte, üretimimizin çarklarını yeniden döndürecek, ekonomimize tekrar ivme kazandıracak politikaların vakit kaybedilmeksizin hayata geçirilmesi de hükümetimizin en önemli görevlerindendir.

Değerli Üyelerimiz,

Duyurular bölümü ile konuşmamı tamamlamak istiyorum.

Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Ender YORGANCILAR İzmir Özel Türk Koleji’nin kurucusu merhum Bahattin TATIŞ anısına düzenlenen Yarınlarda Var Olmak Ödül Töreninde; İş’te Başarı Ödülüne layık görülmüştür. Kendisini tebrik ediyoruz.

Meclis Üyemiz Sayın Mevlüt KAYA’nın amcası vefat etmiştir. Merhuma Allahtan rahmet ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

TOBB Başkanı Sayın Rifat HİSARCIKLIOĞLU Fransa’nın en üst düzey nişanı olan Légion d’Honneur Nişanı (Onur Nişanı) na layık görülmüştür. Kendisini tebrik ediyoruz.

Bilginiz üzere 23 Şubat 2015 tarihinde Adana Sanayi Odası, Oda Meclisimizi ağırlamış ve ortak bir meclis toplantısı yaparak, kendilerini de İzmir’de ağırlamak istediğimizi belirtmiştik. Bu doğrultuda 11 Aralık 2015 tarihinde Adana Sanayi Odası ile birlikte Odamızda Ortak bir Meclis Toplantısı yapılacaktır. Şimdiden ajandalarınıza not etmeniz adına bilgi aktarımı yaptığım toplantının detayları size bilahare gönderilecektir.

Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Eyüp SEVİMLİ kalp ameliyatı geçirmiştir.  Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Meclis Üyemiz Sayın Eftal SERTER geçirmiş olduğu küçük bir kaza sonucu bacağı kırılmıştır. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

İstanbul Sanayi Odası Meclis Üyesi ve TOBB Konsey Üyesi Sayın Ahmet YAPAR’ın meclis üyeliğinin sonlanması nedeniyle Birlik Sanayi Odaları Konsey Üyeliği sona ermiş olup, yedek üye sıralamasına göre yerine Sanayi Odaları Konseyi asil üyeliğine Meclis Üyemiz Sayın Ertaç KARAGÖZLÜ getirilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyoruz.

Meclis Üyemiz Sayın Mesut KANAT, Kanat Boya nın 30. Yılı nedeniyle sizlere kayısı göndermişlerdir. Kendilerine teşekkür ediyor, daha nice yıllara erişmelerini temenni ediyoruz.  

 

Salih ESEN
Meclis Başkanı

 

Av. Zeki DEMİR  ÖZGEÇMİŞ

Bünyesinde akademisyenlerin ve yaklaşık 50 hukukçunun bulunduğu ve ülkenin önde gelen hukuk bürolarından Demir-Burak Hukuk Bürosunun kurucu ortağıdır.

Av. Zeki Demir, başında bulunduğu ekiple, ulusal ve uluslararası ölçekli birçok şirkete özellikle şirketi ve yöneticileri hukuki risklerden koruyucu işlemlerden oluşan ve şirketlerin karşılaşabileceği muhtemel sorunların önceden tespit edilip hukuki tedbirlerin alınmasını sağlayan ”Şirketlerin Hukuksal Yapılanması Projesini”” gerçekleştirmektedir.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1999 yılı mezunudur.

İstanbul Barosu’na üyedir.

İngilizce bilmektedir.

 


Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.