2015 Şubat Ayı Meclis Toplantısı


MECLİS KONUŞMASI – 23 Şubat 2015 (ADANA)

Adana Sanayi Odası’nın Değerli Meclis Başkanı,
Yönetim Kurulu Başkanı ve Çok Kıymetli Meclis Üyeleri
Sayın Başkanım, Meclisimizin Çok Değerli Üyeleri,
Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Bugün, ülkemizin en güzel ve en değerli kentlerinden birinde sizlerle buluşmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz.

Bizleri misafir eden Sayın Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Meclis Başkanımıza içtenlikle teşekkür ediyorum. İleriki günlerde sizleri Odamızda ve İzmir’imizde de ağırlamaktan da büyük mutluluk duyacağımızı belirtmek isterim.

 

Burada bir fabrikam olması vesilesiyle aslında ben de kendimi fahri Adanalı olarak görüyorum. O nedenle bu topraklara ve bu yapıya çok uzak birisi değilim.

Dünyanın en verimli ovalarından Çukurova’ya ev sahipliği yapan Adana, bu bereketli topraklarıyla ve tarıma dayalı sanayisi ile Cumhuriyet tarihimiz boyunca her zaman önemli bir konuma sahip olmuştur.   

Adana, söz konusu verimliliği ve bölgeler arası geçiş güzergahı konumu ile Akdeniz’in önemli bir ticaret üssüdür.

Kentin çok kültürlü kozmopolit yapısını da, Anadolu’nun küçük bir örneği olarak görüyorum.

Bu noktada, Adana’nın sahip olduğu değerlerle ve atıl potansiyeli ile İzmir’le önemli bir paydaşlık sağlayabileceği üzerinde durmamız gerekir. Her iki kentimizin de tarıma elverişli yapısı, yer altı-yer üstü zenginlikleri ve sanayi potansiyeli, bir ortaklık ve işbirliği kültürü geliştirilmesi için elverişli bir zemin hazırlamaktadır.

Diğer yandan verimlilik sanata da yansımış ve bugün İstanbul sanat camiasının büyük bir çoğunluğunu Adana ve İzmir kökenli sanatçılarımız oluşturmaktadır. Ne yazık ki, bizler de sizler gibi kendi değerlerimizi, kendi topraklarımızda tutamadık. Ümit ederiz ki, bir gün bunu başarabiliriz.

Bu bağlamda, gerçekleştirmekte olduğumuz bu toplantıda kentlerimizin geçmiş yıllardan süregelen gelişimlerini, mevcut olumlu-olumsuz yönlerini ve atıl potansiyelleri değerlendirmemiz, oldukça yararlı olacaktır. Paylaşacağımız fikirlerin de gerek kentlerimizin içsel gelişim sağlamalarında, gerekse bir ortaklık kültürü geliştirmemizde bizlere yeni ufuklar açacağına inanıyorum.

 

Değerli Üyeler,

Bizler her ne kadar ekonomik bir yapının parçası olsak da, ülkemizde yaşanan toplumsal olaylara kayıtsız kalmamız mümkün değildir.

Ülke olarak özellikle son birkaç yıldır ne yazık ki barış, huzur ve güvene daha çok ihtiyaç duyduğumuz bir süreçten geçmekteyiz. Yüce Türk milleti, özgürlüğünü birlik ve beraberlik ile kazanmış, ortak yaşam kültürünü yüzyıllarca Anadolu toprakları üzerinde sürdürmeyi başarmıştır.

Bizim topraklarımızda, ahlaki değerler her zaman öncelik olmuş, para, güç değil karakter, saygınlık esas alınmıştır. Ancak son yıllarda, üzülerek ifade etmekteyim ki, bu yapıda bir çöküş yaşanmaktadır ve acil önlemler gerekmektedir.

Geçen hafta ülkemiz, yine çok acı bir gündemle sarsıldı. Gencecik bir kızımızın vahşi bir cinayete kurban gitmesi hepimizi derinden yaraladı. Öncelikle acılı aileye, sevenlerine ve ülkemize baş sağlığı diliyorum.  Ancak böylesine vahim bir olayda dahi, çatlak seslerin oluşması, konunun başka yönlere saptırılması çok üzücüdür. Ülkemizin geleceği adına endişe vericidir.

İstatistikler, maalesef bu cinayetler konusunda artan seyirli bir grafik çizmektedir. Yaşanan katliamlarda, son on yılda yüzde 1500’e kadar varan bir artış gerçekleşmiştir. Bu bağlamda giderek büyüyen bu toplumsal yaranın sebeplerini bulmamız ve ortadan kaldırmamız zaruridir. 

Gelişmişlik söylemine sahip olan, geleceğe ilişkin önemli hedefleri bulunan bir ülkenin, böylesi verilere sahip olması, kadın cinayetleriyle ve barbarlıklarla anılması kesinlikle kabul edilebilir bir durum değildir. Zira toplumsal güvenliğin ve refahın olmadığı bir coğrafyada gelişmişliğin esamesi dahi okunamaz.

Bu durumda, kadınlarımızın toplumda daha güvenli ve sağlam bir konuma erişmelerinde ve erkek-kadın eşitliğinin tam olarak sağlanmasında bu ülkenin vatandaşları olarak ortak bir sorumluluğumuz bulunmaktadır.   

Bu sorumluluğu yerine getirmemizde, devletimiz önderliğinde yeni bir ulusal strateji geliştirilmesi şarttır. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün henüz 1923 yılında belirttiği üzere; Bizim toplumumuzun başarı gösterememesinin sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır.”

Diliyor ve temenni ediyorum ki; sanayiciler olarak bizler üretmeye devam ederek, vatandaşlarımız sağlıklı birer birey olarak davranarak, siyasi irade sorumluluk bilinci içerisinde politikaları hayata geçirerek, ülkemizi geleceğe taşırız.

Bir kez daha teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarak, konuşmamı tamamlamak istiyorum.

Saygılarımla,

Salih ESEN
Meclis Başkanı


Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.