2015 Ağustos Ayı Meclis Toplantısı


MECLİS KONUŞMASI – 31 Ağustos 2015

Sayın Başkanım,

Sayın Prof. Dr. Yaşar UYSAL,

Geçmiş Dönem Başkanlarımız,

Onur Üyelerimiz, Meclisimizin Çok Değerli Üyeleri,

Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,

 

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Ağustos ayı Meclis Toplantımıza hoş geldiniz.

Değerli Meclis Üyelerimiz,

Bugün birçoğumuzun takdirini kazanmış Sn. Prof.Dr. Yaşar UYSAL, değerli görüşlerini paylaşmak üzere aramızdalar. Hoşgeldiniz.

Sn. Hocamızın yapacağı sunumun, oldukça zorlu günler geçirdiğimiz şu dönemde bizlere yol göstermesini ve yeni ufuklar kazandırmasını temenni ediyorum.

Değerli Meclis Üyelerimiz,      

Hepimizin malumları olduğu üzere, son haftalarda ülkemiz, dört bir yanda yaşanan olumsuzluklarla adeta bir kaos ortamına sürüklenmek istenmektedir.

Her şeyden önce sadece 1,5 aylık bir sürede onlarca şehit vermenin derin acısı içerisindeyiz. 30 yılımızı çalan ve bir anda tekrar ortaya çıkan terör olayları, toplumsal huzurumuz başta olmak üzere, ülkemizde telafisi mümkün olmayan yaralar açmaktadır.

Bu acılı olaylar ülkemizin gerek ulusal, gerekse bölgesel ölçekteki politik ve ekonomik istikrarsızlıktan yararlanılarak kanlı bir savaşın içine sürüklenmek istendiğini göstermektedir. Bu oyuna düşmemiz ise kalıcı barışa hiçbir şekilde katkı sunmayacağı gibi çatışmaların daha da derinleşmesine, yaşanan kayıpların artmasına sebep olacaktır.

Bununla birlikte, koalisyon görüşmelerinin sonuçsuz çıkmasının ardından bugün bir seçim hükümeti ile karşı karşıyayız. Yeni Bakanlar Kurulu’na da kısa süreli görevi botunca başarılar diliyoruz

1 Kasım’da ülkemiz, yaşanan olayları da göz önünde bulundurarak yeni bir sınav verecektir. Bu bağlamda, her ne kadar umutsuzluğa sürüklensek de, demokrasinin bir gereği olarak, yeniden millet iradesi seçimlerle test edilmiş olacaktır. Ümit ediyoruz ki, 2 Kasım sonrası kaldığımız yerden devam edebiliriz.

Ulusal sıkıntılarımız sebebiyle, burukluk içinde de olsa, 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı kutluyorum. Bu şanlı zaferin kazanılmasını sağlayan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü, silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi bugün ne kadar şükranla ansak azdır. Her birini rahmetle anarken; bugün dahi vatan uğruna şehit düşen asker ve polislerimize Allahtan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun. Dualarımızın ve kalbimizin, halen vatanı korumakla görevli güvenlik güçlerimizle birlikte olduğunu da belirtmek isterim.

 

Değerli Arkadaşlar,

Süregelen çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık, ekonomimizin de deyim yerindeyse uçurumdan aşağıya yuvarlanmasına sebep olmaktadır. Her şeyden önce, ekonominin en doğal prensiplerinden biri olarak, güvenli olmayan bir ortamda yatırım yapılması mümkün değildir. Ülkemizde giderek azalan güven ortamı da gerçekleştirilen yatırımların hızla geri çekilmesine sebep olmaktadır. Özellikle de siyasi belirsizliğin bir sonucu olarak, Türk Lirası’nın Dolar karşısındaki değerinin hızla azalması, tüm dengeleri bozmaktadır.

Bu da, 2015 yılı ile birlikte 2016’yı da riske atmaktadır. Özellikle de iç piyasadaki tıkanıklığı göstermesi açısından önemsediğimiz icra takip sayılarındaki artış da, yaşanan olumsuz değişimi net olarak ortaya koymaktadır.

2004 yılı sonunda 577 bin adet olan mahkeme kararıyla icra takibi yapılan (ilamlı takip) dosya sayısı, 2014 sonunda biriken ve yeni açılanlarla birlikte 2 milyon 136 bin’e ulaşmıştır. Yani son 10 yılda %270 artış söz konusudur.

Yine, 2004'te 7 milyon 221 olan icra dairesi aracılığıyla takip edilen (ilamsız takip) dosya sayısı, 2014 sonunda %179 artarak 20 milyon 126 bin’e yükselmiştir.

Öte yandan 2013'te 2 bin 577 adet olan iflas dosyası sayısı ise 2014'te yüzde 10,2 artışla 2 bin 839 olmuştur.

Ayrıca, bildiğiniz gibi Türkiye’nin en önemli konularından biri de kayıtdışı istihdam. Türkiye ortalaması %34 olan kayıtdışı istihdamda, ne yazık ki son açıklanan veriler erkeklerin %28, kadınların ise ortalamanın da üstünde %47 kayıtdışı çalıştıklarını göstermektedir. Bu bilgiyi de sizlerle paylaşmak istedim.

Sn. Hocamız ekonomideki gelişmelere yönelik değerli bilgi ve görüşlerini sunacak olduğundan, başka verilere girmiyorum.

Değerli Arkadaşlar,

Bildiğiniz üzere ülkemizdeki Suriye’li mülteci sorununun ivedilikle çözüme kavuşturulması gerekliliğini son 1 – 1,5 yıldır sürekli dile getiriyoruz. Zira söz konusu mülteci sorunu, İzmir’de had safhaya ulaşarak, toplum sağlığından güvenliğine kadar pek çok alanda ciddi risk faktörü yaratmaktadır.

Odamızın yakın çevresindeki Basmane ve Çankaya Bölgesi’nde yüzlerce Suriye’li vatandaşın parklarda ve yol kenarlarında barınmaya çalışmaları, tüm ihtiyaçlarını parklarda gidermeleri durumun ciddiyetini gözler önüne sermiştir.

İzmir’de, Suriye’li vatandaşların göçmen kamplarına yerleştirilmeye başlanması geç kalınmış olsa da yerinde bir adımdır. Ancak, maalesef bu da soruna kalıcı bir çözüm getirmeyecektir. Zira Uluslararası Af Örgütü’nce, Türkiye’ye sığınan ve sayıları 2 milyona yaklaşan mültecilerin çoğunun ülkelerine bir daha asla geri dönemeyeceklerini açıklaması, çok daha kapsamlı bir çözüme ihtiyacımız olduğunu göstermektedir.

Türkiye kendi sorunları ile boğuşurken; mülteci sorununun çözümüne yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılması ve ivedilikle harekete geçilmesi gerektiği hususunu da bir kez daha yineliyoruz.

En acısı da kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bu insanların bile bile ölüme gitmeleri ve çocukların Ege Denizi sularında boğulmalarıdır. Bu, hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği ve de etmemesi gereken bir durumdur. Aslında insanlığın da son noktasıdır. Ve yine bir kez daha savaşın en büyük mağdurlarının çocuklarımız olduğunun bir ispatıdır.

Tekrar konuşmamın başına teröre döndüğümde, bizim çocuklarımız da, şu anda Bölgede devam eden çatışmalardan maddi manevi en büyük zararı görmektedir. En son 7 yaşındaki masum bir çocuğumuz terörün kurbanı olmuştur.

Yılda bir kez da olsa, bu kürsüden sizlerle güzel konuları paylaşmak istememe rağmen, bu mümkün olamamaktadır. Gerçekten son aylarda yaşadıklarımız içimizi karartsa da, çok ümitsiz bir tablo sergilese de umutlu olmaktan başka bir şey elimizden gelmiyor. Gönülden diliyorum ki, artık ölümler son bulsun.  Şiddetin her türü son bulsun.

Son olarak, İzmirliler olarak bizlere heyecan veren ve 84.’sü gerçekleştirilen İzmir Fuarı’nın tüm katılımcılar için başarılı geçmesini diliyor, emeği geçen herkesi tebrik ediyoruz.

Değerli Arkadaşlar,

Duyurular bölümü ile konuşmamı tamamlamak istiyorum.

Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Kamil PORSUK’un oğlu, Meclis Üyemiz Sayın Ahmet TELEK’in oğlu, Geçmiş Dönem Başkanlarımızdan Merhum Kani AYDOĞDU’nun kızı, aynı zamanda Meclis Üyemiz Sayın Mert AYDOĞDU’nun kardeşi dünya evine girdiler. Kendilerini ayrı ayrı tebrik ediyoruz. Mutluluklar diliyoruz.

Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Ateş DEMİRKALKAN’ın torunu dünyaya gelmiştir. Kendisini tebrik ediyor, analı babalı büyümesini temenni ediyorum.

Meclis Üyemiz Sayın Mevlüt KAYA’nın kayınvalidesi vefat etmiştir. Allah’tan rahmet ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

 

Işın YILMAZ

Meclis Başkan Vekili


Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.