2013 Ekim Ayı Meclis Toplantısı


24 Ekim 2013

Sayın Başkanım,

Sayın Milletvekilim (Mehmet Ali Susam)

Geçmiş Dönem Başkanlarımız,

Onur Üyelerimiz, Meclisimizin Çok Değerli Üyeleri,

Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,

Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Ekim ayı Meclis Toplantımıza hoşgeldiniz.

Geçen aydan itibaren başlatmış olduğumuz parti gözetmeksizin tüm İzmir milletvekillerinin daveti uygulamasına istinaden, bu ay aramızda İzmir CHP milletvekili Sayın Mehmet Ali Susam bulunmaktadır. İzmir’i ve İzmir’in konularını en iyi şekilde bilen ve bunların takipçisi olan, bizlerle diyaloğunu hiç koparmayan Sayın Susam’a nazik katılımlarından ötürü teşekkürlerimizi sunuyoruz. Hoşgeldiniz.

Konuşmama, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat HİSARCIKLIOĞLU’nu EUROCHAMBRES Başkan Yardımcılığına yeniden seçilmiş olmalarından dolayı, tebrik ederek başlamak istiyorum. Meclisimiz adına başarılarının devamını diliyorum.

Modern bir toplum olabilmemizin ve özgürlüğümüzün teminatı, gerek bölgesel gerekse global anlamda örnek gösterilen ulusumuzun en temel değeri olan Cumhuriyetimizin 90. yılını önümüzdeki hafta kutlayacağız. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu önder Atatürk ve arkadaşlarını minnet ve şükran ile anıyoruz.

Bilindiği üzere, monarşi ile yönetilen 40’a yakın ülkenin içerisinde barışı, adaleti ve demokrasiyi tesis etmiş İspanya ve İngiltere benzeri krallıklar mevcuttur. Ancak, Dünya üzerinde cumhuriyet rejimi ile yönetilen 130’a yakın ülkeden bazıları huzur ve refahı arar hale gelmiştir. Bugün kaos içerisinde olan Afrika ve Ortadoğu coğrafyalarında da cumhuriyet ile yönetilen ülkeler olmasına rağmen, kan ve gözyaşı dinmek bilmiyor. Ülkelerin hangi rejim ile yönetildiği kadar, bu yönetim anlayışı içinde hangi değerlerin yaşatıldığı da çok önemlidir.

Hem Müslüman olup, hem de Cumhuriyetle yönetilmeyi başaran; Laik, Demokratik, Sosyal Bir Hukuk Devleti’nde yaşıyor olmanın kıymetini iyi bilmeli; rejimlerin toplumun temel değerlerine temas etmeden sürdürülebilir olmadığını asla unutmamalıyız.

Değerli Meclis Üyelerimiz,

8 Ekim tarihinde Sayın Ali BABACAN tarafından açıklanan 2014-2016 Orta Vadeli Plan’da, birçok hedef revize edilerek tasarruf vurgusunun altı kalın bir çizgi ile çizilmiştir. Gelişmiş ülkelerde GSMH’nın %20’ler seviyesine ulaşan tasarruf miktarının %13’lerde olması, ülkemizin tüketim toplumuna dönüşüm içinde olduğunun güçlü bir göstergesidir.

Bireysel yatırımların artırılmasından, kaynakların verimli kullanımına kadar birçok başlığı içinde barındıran tasarruf konusunda ümit ediyoruz ki, sağlıklı bir yapılanma oluşabilsin. Zira, ayağını yorganına göre uzatmayıp, uzun vadeli taksitlere güvenerek, lüks veya gereksiz tüketime yönelen gencinden yaşlısına, fakirinden zenginine kadar bireysel anlamda bizlerin de daha dikkatli olması gerekmektedir. Milli geliri Türkiye’den çok daha fazla olan ülkelerde dahi görülmeyen düzeyde marka ve lükse dayalı tüketim eğilimi, tasarrufun önündeki en büyük engeldir. Özellikle çocuklarımızı mutlu etmek adına, yaşının kaldıramayacağı değerli telefon ve benzeri lüks tüketim eğiliminden vazgeçmek zorunda olduğumuz bir gerçektir.

Oysa ki, tasarrufların üretim odaklı, sanayi yatırımlarının finansmanında kullanılması öncelikli olmalıdır.

ABD’de devam eden borç krizi ve piyasaları tedirgin eden bütçe problemi, global piyasaları olumsuz etkilerken, eşzamanlı olarak ekonomi gündemine yerleşen orta vadeli program planlı ekonomi altyapısı bakımından atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir.

Ancak, ülkemizde iç ve dış politika unsurlarında süregelen hızlı değişim, ekonominin ülke gündeminde olması gereken yere gelmesini sürekli ötelemektedir. Siyasi ve politik gündem ne olursa olsun, ekonomimizi ilgilendiren kararların güncel değişimlerin önünde yer alması gereklidir.

Günlük hatta saatlik değişen finansal dengeler, hızlı ve doğru müdahaleleri gerektirmektedir. Türk sanayicisi zorlu yollarda bugüne kadar başarılı bir şekilde ilerlemiştir. Karar alma ve uygulama safhalarında görevli olanların da aynı ilerleyişe daha çok katkı vermesini bekliyoruz.

Değerli Meclis Üyelerimiz,

Geçtiğimiz hafta içerisinde tüm Müslüman dünyası ile birlikte Kurban Bayramı’nı kutladık, manevi görevlerimizi yerine getirdik. Manevi duyguların en üst düzeyde yaşandığı bu gibi zamanlarda birlik ve beraberlik, gelenek ve göreneklerimizin değerini çok daha iyi anlıyoruz.

Ne yazık ki, bu bayramda da yine aynı acı tablo ile karşı karşıya geldik. Trafik terörünün aldığı canları bir istatistiki rakam gibi görmeyi galiba benimsedik. 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde 113 kişi hayatını kaybetmiş, 624 kişi de yaralanmıştır.

Özellikle, dikkatsizlik ve aşırı hız sebebiyle her sene benzer acıların yaşanması, bizleri derinden üzmektedir. Geçen sene Kurban Bayramı tatilinde 76 kişi trafik kazalarında hayatını kaybederken; bu sayı 2011’de 61, 2010 yılında ise 122’dir.

Yitip giden canla birlikte, trafik kazaları ülke ekonomisine de büyük bir zarar vermektedir. TÜİK’in yayınladığı verilere göre 2012 yılında trafik kazalarının, ülke ekonomisine vermiş olduğu zarar 23,7 milyar TL’yi bulmaktadır.

Ulaşım alanında yapılan yatırımların büyük kısmını karayolu yatırımları oluşturmasına rağmen, son 10 yılda sürücü sayısının %208, motorlu taşıt sayısının ise %213 oranında artış göstermesi, trafik kaza oranlarını da yükseltmiştir.

Genel olarak baktığımızda; şehirlerarası otobüslerden çok, özel araçların daha dikkatsiz davranarak, ölümlü kazalara sebebiyet verdiği ortaya çıkmaktadır.

Her işin başında olduğu gibi trafik canavarı ile mücadele etmek için de eğitim alanında ciddi adımlar atarak trafik bilincine sahip, bir toplum haline gelmek zorundayız.

Daha duyarlı olunarak ve başkasının yol hakkına saygı duyarak bu hazin tablonun ve yaşanan acıların son bulmasını temenni ediyorum.

Değerli Meclis Üyelerimiz,

Türkiye’deki tatiller konusu her dönem tartışılmıştır. Resmi tatillerimizin dışında ayrıca bayram tatilleri ile birlikte gelen birleştirmeler uzun bir süre Türkiye’yi üretimden uzaklaştırmaktadır. Oysa ki, çalışma saatlerini kısaltarak, az çalışan ülkelerin içine düştükleri durumları çok net görüyoruz.

Elbette tatil yapacağız. Elbette ki dinleneceğiz. Ancak zaten yasal olarak verilen izinler mevcut iken uzayan bu tatiller, Türkiye’nin üretkenliğini azaltırken, tüketimi daha çok artırmaktadır. Ülkemizin şartlarına, yapısına ve ihtiyaçlarına uygun bir biçimde tatil süreleri ayarlanmalıdır. 9 günlük tatilin ardından, bu konuya özellikle dikkatlerinizi çekmek istedim.

Geçen ay hatırlarsanız spordaki başarısızlığımızla ilgili düşüncelerimi paylaşmıştım. Milli sporcumuz Derya Can’ı, "Paletsiz ip destekli 70 metre" dalışında 71 metreye inerek dünya rekorunu kırmasından dolayı tebrik ediyorum. Güreş, halter gibi gelenekselleşmiş spor dallarının dışındaki başarılarımızın da artarak devamını diliyorum.

Son bir konumuz da, 1923 yılında gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi ile ilgili: 30 Ekim-1 Kasım 2013 tarihleri arasında İzmir İktisat Kongresi’nin beşincisi yapılacak. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız himayelerinde gerçekleştirilecek Kongre’nin ana teması “Küresel Ekonomik Yeniden Yapılanma Sürecinde Türkiye Ekonomisi”’dir. İzmir ve ülkemiz için hayırlı ve başarılı bir organizasyon olmasını diliyorum.

Değerli Meclis Üyelerimiz,

Duyurularımız bölümü ile konuşmamı tamamlamak istiyorum.   

Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Haluk TEZCAN’ın küçük bir kaza sonucu kolu kırılmış, kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Başkanlığını Meclis Üyemiz Sayın Berkay ESKİNAZİ’nin yapmış olduğu Bostanlı Rotary Kulübü her yıl mesleklerinde başarı sağlamış kişilere “Meslek Hizmet Ödülü” vermektedir. Bu yıl ki Meslek Hizmet Ödülü’nü Odamız Genel Sekreteri Sayın Mustafa KALYONCU’ya takdim ettiler. Kendisini gönülden kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Salih ESEN

Meclis Başkanı


Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.