IPARD VE KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİ PROGRAMI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI EBSO'DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ


14.06.2017, Çarşamba

İzmir’e tarımsal destek çağrısı

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Tezcan, İzmir’in üçüncü büyükşehir olmasına rağmen tarımsal potansiyeli itibariyle desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Tezcan, “Avrupa Birliği tarafından aday ve potansiyel aday ülkelere destek olmak amacıyla oluşturulan, Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın Kırsal Kalkınma bileşeni IPARD desteklerinin Ankara’da, Bursa’da verilirken, İzmir’de verilmemesini anlamakta zorlanıyoruz” dedi.

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), Avrupa Birliği tarafından tarım sektörüne verilen desteklerin sanayiciye tanıtıldığı “Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kırsal Kalkınma (IPARD) Programı Bilgilendirme Toplantısı”na ev sahipliği yaptı. EBSO’nun; Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu işbirliğinde gerçekleştirdiği seminerde, Avrupa Birliği desteklerinden İPARD (Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Programı) ile Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı ayrıntılarıyla anlatıldı. EBSO Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Tezcan, TKDK Proje Yönetim Koordinatörü Ahmet Yazar ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık İzmir İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürü Dr. Fatih Kılıç’ın konuşmacı olduğu seminerde katılımcıların soruları da yetkililer tarafından cevaplandırıldı.

Türkiye, küresel ihracatta avantajlı

Programın açılışında konuşan EBSO Yönetim Kurulu Üyesi Tezcan, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nu EBSO’da ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Reel kesim olarak, tarım politikalarını ve kırsal kalkınmanın öneminin farkındayız ve bu alanda yaratılabilecek işbirliklerine de her zaman açığız” dedi.

Anadolu’nun bereketli topraklarının, onlarca farklı uygarlığa ev sahipliği yaptığını ve yüzyıllar boyunca her zaman önemli bir tarım merkezi olduğunu belirten Tezcan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak, sanayileşme ile birlikte fabrikaların kentlerde yoğunlaşması ve büyük şehirlerin güçlenmesi, zamanla tarımı ikinci plana itmiştir. Oysa ki, gelişmiş ülkelerin durumunu incelediğimizde kırsal yaşamın da kentsel yaşam kadar önemsendiğini ve tarım politikalarının ekonominin değerli bir parçası olduğunu gözlemliyoruz. Zira, gelişmiş ve güçlü bir ülke olmak, GSYİH’nın büyüklüğü kadar, GSYİH’nın bölgeler arasında ne kadar adaletli dağıldığıyla da ilgilidir. AB başta olmak üzere pek çok farklı ülkede kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi için uygulanan politikalar küresel ekonomideki paylarını artırmıştır. Sahip oldukları toprak alanının küçüklüğüne rağmen, Hollanda’nın ve İsrail’in başarısını hepimiz biliyoruz. Bizim ülkemiz, tarım ürünleriyle küresel ihracatta söz sahibi olabilme hususunda çok daha önemli avantajlara sahiptir. Ancak, bizim tarım ihracatımız sadece 18 milyar dolar iken, AB’nin 130 milyar dolardır. Almanya’nın sadece peynir ihracatı 4 milyar dolardır. Bu örnekleri çoğaltmamız mümkündür.”

Kırsal kalkınmayı hızlandırmalıyız

Haluk Tezcan, potansiyellerini doğru değerlendirmek ve stratejilerini doğru kurgulamak zorunda olduklarını dile getirirken, “Bunun için de kırsal kalkınmamızı hızlandırmalıyız. Bugün AB ülkelerinin köy dediği bölgelerin, adeta cennetten bir köşe olduğunu görüyoruz. İşte bizim de köylerimizi benzer seviyeye getirmemiz, verilen destekleri de verimli kullanmamız oldukça önemlidir. İlk 10 büyük ekonomi arasında yer alarak küresel ekonomiye yön verme gibi iddialı bir hedefi olan ülkemizde, kentsel ve kırsal yaşam arasındaki dengenin tesis edilmesi, büyük önem taşımaktadır. Özellikle, yenilenebilir enerjinin ve organik tarımın yaygınlık kazandığı günümüzde, bu anlamda büyük avantajları olan ülkemizde kırsal kalkınma ciddi fırsatlar da barındırmaktadır” ifadelerini kullandı.

İzmir’e neden destek verilmiyor?

İzmir’in, coğrafi özellikleri ve konumu itibariyle bu fırsatların değerlendirilmesi için dikkat çekici bir kent olduğunu ifade eden EBSO Yönetim Kurulu Üyesi Tezcan, “Ülkemizin Batıya açılan kapısı olan İzmir,  kırsal kalkınma konusunda da küresel ölçekte bir marka şehir olma potansiyeli taşımaktadır. Zira Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen projeler, kurulan kooperatifler bunun göstergesidir. Baktığımızda; IPARD kapsamında sağlanan hibe teşvikleriyle; tarım, hayvancılık, hayvansal gıda ürünleri, bitki ve bitkisel ürünler, vb. alanlarda faaliyet gösteren işletmeler desteklenmektedir. İzmir her ne kadar üçüncü büyük şehir olsa da çok önemli bir tarım potansiyeline sahip olup, şehir merkezi dışındaki ilçeler de barındırdıkları potansiyel itibari ile söz konusu desteğe ihtiyaç duymaktadır. O nedenle, IPARD desteklerinin Ankara’da, Bursa’da verilirken, İzmir’de verilmemesini de anlamakta zorlanıyoruz” dedi.

Destekleri yarıştırmıyoruz

TKDK Proje Yönetim Koordinatörü Ahmet Yazar ise yaptığı sunumda, IPARD’ın İzmir’de çok fazla tanınmadığını belirterek, İzmirli sanayicilerin program kapsamındaki illerde yapacağı tarımsal projeleri destekleyebileceklerini söyledi. Manisa’da IPARD kapsamında gerçekleştirilen projeleri örnek gösteren Yazar, “Biz hiçbir zaman IPARD destekleri ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın tarıma dayalı yatırımlara desteklerini yarıştırmıyoruz. Onlar birbirlerini tamamlayıcı nitelikte. Birçok noktada bu programlar örtüşmekte ve benzeşmekte” diye konuştu.

5 yılda, 11 bin proje

TKDK’nın 2017 yılında kurulan bir kamu kurumu olduğu bilgisini veren Yazar, “Amacımız, kırsal anlamda ulusal ve uluslararası destekleri ülkemizde kullandırmaktır. IPARD’ı AB ile birlikte yürütüyoruz. 2011’de hibe programı uygulanmaya başladı. IPARD 1 uygulamasını 2016 yılsonu itibariyle bitirdik, şimdi IPARD 2 programı var. IPARD 1’de, 1 milyar Euro’nun üzerinde bütçemiz vardı. IPARD 2’de yine hibe kullandırmak üzere 1 milyar Euro’nun üzerinde bütçemiz var. IPARD 1 kapsamında 2011-2016 yılları arasındaki 5 yıllık süre içinde 16 bin proje başvurusu oldu, bunların 11 bini yatırıma dönüştü. Bu süreçte 7 milyar liralık yatırım yapıldı. Projelere 3.3 milyar da hibe yaptık. 1.5 milyar TL vergi muafiyeti, 57 bin kişiye de istihdam sağlandı” bilgisini verdi.

IPARD 2 programında bir seferde aldıkları proje sayısının 9 bine yakın olduğunu bildiren Yazar, toplamda 1639 tane projenin desteklenmesi kararının alındığını, bu projelere de 853 milyon liralık hibe sağlanacağını söyledi.

Yüzde 70’e varan hibe desteği

Ahmet Yazar, tarım ve hayvancılık alanında belirlenen kategorilerde yapılan yatırımlara yüzde 70’e varan hibe desteği sağladıklarını ifade ederken, “Yatırımcımız 40 yaşın altındaysa yüzde 5 daha fazla faydalanıyor hibeden. Kimler başvurabilir? Yatırım yapmayı kafasına koyan herkes bu desteklerden faydalanabilir. Siz kafanıza koyduysanız geri kalan iş sadece prosedürdür. Gerisi halledilecektir. Bu hibelerden faydalanabilecek kişiler gerçekte tüzel kişilerdir. Kamu tüzel kişileri faydalanamaz. Özel tüzel kişiler faydalanabilir. Yapılan yatırımın en az 5 yıl devam etmesi gerekir. Kurallardan biri de bu. Verdiğimiz hibeyi geri almıyoruz ama bir karşılık alıyoruz. O da işletmenin en az 5 yıl boyunca faaliyetine devam etmesi” diye konuştu.

Finansal ölçek uyarısı

Verdikleri hibeleri avans olarak vermediklerine dikkat çeken Yazar, “Yatırımcı ilk önce ödemelerini yapacak, sonra parasını ben ödeyeceğim. Bu da bazı finansal sorunlar çıkartıyor. Biz de diyoruz ki kendi finansal ölçeğinize göre yatırım yapın. Üst limitten yatırım yapmaya çalışmayın. İkincisi, bir taksitlendirme sistemimiz var hayvancılıkta 2 taksit, işleme tesislerinde 3 taksit yapılabiliyor. Projeleri yılın belli dönemlerinde ilan çıkararak alıyoruz” dedi.

10 yılda 120 milyon liralık hibe

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik tesislere yüzde 50 hibe desteği sağlanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı hakkında katılımcıları bilgilendiren GTHB İzmir İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürü Dr. Fatih Kılıç da, kente sağlanan destekler hakkında bilgi verdi.

Kırsal Kalkınma Programıyla doğal kaynaklar ve çevrenin korunmasını dikkate aldıklarını hatırlatan Dr. Fatih Kılıç, kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonu, tarımsal pazarlama altyapısının geliştirilmesi, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması için KOBİ’lerin desteklenmesini hedeflediklerini bildirdi.

Dr. Kılıç, “İzmir’de Bakanlık olarak 2016 yılından itibaren tamamlanan 313 projeye 120 milyon TL destek verildi. Bu projelerde 3 bin 743 kişiye istihdam sağlandı. İzmir kırsal kalkınma alanında Türkiye’de en çok destek alan il oldu. 11’inci etap başvurularında ise 301 proje başvurusu değerlendirildi. 186 milyon lira değerindeki 157 proje için sözleşme anlaşması başlarken, bugüne kadar 100 proje için yatırımcılarla hibe sözleşmesi imzalandı. Bakanlığımız tarafından 108 milyon TL’lik yatırıma yaklaşık 52 milyon hibe desteği sağlanacak’ dedi.

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.