YORGANCILAR’DAN YATIRIM, ÜRETİM, İSTİHDAM VE İHRACAT ÇAĞRISI


15.02.2019, Cuma

İlgili Görseller

Yorgancılar’dan yatırım, üretim,

istihdam ve ihracat çağrısı

 

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, “Odağını bilgi bazlı sanayinin oluşturduğu yeni bir yatırım, üretim ve büyüme modelinin hayata geçirilmesine, yeni bir heyecanın yaratılmasına ihtiyacımız var” dedi.

 

 

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, “Bu cennet vatanda üretim yapmaya gönül vermiş biz sanayiciler, zorlu koşullara rağmen yatırım yapmaktan, üretmekten, istihdam sağlamaktan, ihracattan vazgeçmemeliyiz” dedi. Atatürk’ün “Vazgeçenler değil mücadele edenler tarihe geçer” sözünü hatırlatırken, “Birlikte, tek vücut bir şekilde küresel ekonominin tüm güçlüklerini, vazgeçmeden, akılcı politikalarla aşacağımıza, yeni bir heyecan ile ülkemizi takip eden değil, takip edilen seviyeye getireceğimize inanıyorum” diye konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın katılımıyla gerçekleştirilen İzmir Odaları ve Borsaları Ortak Toplantısı’nda sanayicilerin konularıyla çözüm önerilerini paylaşan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, üretmenin ‘bir gönül işi’ olduğunu vurguladı. Dünyanın üretimde son birkaç yıldır yeni bir değişim ve dönüşüm yaşadığını, üretim doğudan batıya kaymışken ve dünya Çin’in başarılarını konuşurken batının yeniden üretime talip olup Sanayi 4.0 sürecini başlattığını hatırlatan Ender Yorgancılar, “Sonuçta, rekabet zemin ve nitelik değiştirdi. Bugün korumacılık ile yerli üretim öne çıktı. EBSO olarak yıllardır söylemekten bıkmadığımız ‘üretim yoksa kalkınmak hayaldir’ sözümüz bizleri haklı çıkardı” dedi.

 

Bilgi bazlı sanayi

Üretim ve ticaretin kuralları değişirken öngörü yapmanın da zorlaştığını dile getiren Yorgancılar, böyle bir süreçte yüzde 99’u KOBİ olan bir yapıda Türkiye’de ihracatın yüzde 55’ini gerçekleştiren KOBİ’lerin küresel ekonomide yeni düzene uyum sağlaması ve ülke adına yapısal boyutta öncelikle bir dönüşüm stratejisinin kurgulanması gerektiğini talep etti. Ender Yorgancılar, bu konuda kısmen adımlar atılmış olsa da daha kararlı ve net yol alınmasını savunurken, “Bu kapsamda yeni bir yatırım, üretim ve büyüme modelinin hayata geçirilmesine, yeni bir heyecanın yaratılmasına ihtiyacımız var” diye konuştu.

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, büyüme modelinin odağını bilgi bazlı sanayinin oluşturmasını savundu ve “Bunu da katma değerli yerli üretimle ve KOBİ’lerimizle başarabiliriz. Dünya ile yarışmak adına buna mecburuz. Çünkü, bugün ileri teknoloji ihracatının imalat ürünleri ihracatı içindeki payı; Türkiye’de sadece yüzde 3.5’larda iken, dünya ortalaması yüzde 17’lerdedir. Aradaki fark, bize cari açık ve artan dış borç olarak geri dönerken, küresel pazardan aldığımız payı da düşürmektedir. Bu modeli kurgularken; üretim ve eğitim 4.0 entegrasyonunun sağlanması, hedeflerimize bizi daha hızlı ulaştıracak, aksi de sürdürülebilirliği riske atacaktır” ifadelerini kullandı.

 

Brexit’in alternatifi Türkiye

Yatırımcıların hukuk sisteminin işleyişine duydukları kaygıyı öne sürerek isteksiz davranmalarının Türkiye’ye gelen ve Türkiye’den giden doğrudan yatırım rakamlarında görülebildiğini söyleyen Yorgancılar, bunun da ülkemizi olumsuz etkilerden heyecanı azalttığını, halbuki yatırım hususunda çekimserliğe, isteksizliğe toleransın olmadığı bir dönemde bulunduğumuzu dile getirdi.

Türkiye’nin ihracatının yarısını yaptığı AB ile üyelik görüşmelerinin yeniden normal sürece girmesi gerektiğini, çünkü AB’nin hala en önemli çıpa olduğunu belirten Yorgancılar, “Farklı ticari birliktelikler artmakta ve ticaret savaşları yeni korumacılık önlemlerini derinleştirmektedir. Tüm bunlara hazırlıklı olmalıyız. O nedenle Brexit sürecinde Britanya’yı ikame edebilecek tek ülkenin Türkiye olduğu konusunda AB’yi ikna edebilmeliyiz” dedi.

Ender Yorgancılar, hükümetin AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının revize edilmesi gayretlerini taktirle karşıladıklarını ifade ederken, mesafe alınamayan her anın faturasının Türk iş dünyasına çıktığını, AB’nin Japonya ile yaptığı dünyanın en büyük ticaret anlaşmasının faturasının Türkiye’ye, dolayısıyla sanayiye de olumsuz yansıyacağını söyledi.

 

Maliyetlerimiz yüksek

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, sanayicilerin en önemli konusunun maliyetler olduğunu gündeme getirirken, ilk sıradaki istihdam maliyetlerinin hafifletilmesi amacıyla işsizliğin yüzde 12’lerdeki ortamda istihdamını koruyan firmalara daha önce yapıldığı gibi sigorta prim desteği verilmesi ve SGK prim ödemelerinin 1 yıl süreyle ertelenmesinin piyasalara olumlu yansıyacağını vurguladı.

Elektrik ve doğalgaz fiyatlarının kur artışlarından bire bir etkilenirken kur düşüşlerinde aynı oranda indirim yapılmadığını söyleyen Yorgancılar, kademeli indirimlerin reel sektöre nefes aldıracağını, aksi halde yüksek enerji maliyetleri ile hem küresel pazarlarda rekabet etme hem de yabancı yatırımcı çekmenin kolay olmayacağını dile getirdi.

 

Finansmana erişim kolaylaşmalı

Ender Yorgancılar, proaktif çalışmaları ile finansmana erişimde kısa dönemde kolaylıklar sağlandığını ancak sürdürülebilirlik adına bazı talepleri olduklarını belirterek, şu önerilerde bulundu:

"Bankacılık sistemi işlemeden piyasalar açılmaz. Bu sadece kamu bankaları ile başarılamaz. Eximbank'ın, ihracatçıya TL cinsinden de kredi desteği sağlaması, yerli makine ve teçhizat yatırımlarında, kredi veya leasing finansman modeli için yüzde 50 faiz desteği verilmesi, ömrünü tamamlamış makineler için veya teknolojisini yükseltmek isteyenler için de otomotivdeki hurda teşviki benzeri desteğin sağlanması, sorunlu olmayan firmalara da zorlaştırılan kredi imkanlarının esnetilmesi, yüksek enflasyon döneminde çıkan peşin verginin kaldırılması, sabit fiyatlı ihaleler için uygulanan 3 yıllık sürenin tek yıla indirilmesi, imalatçı ihracatının sermaye ihracat şirketlerine mecbur bırakılmaması, imalatçı firmaların da ihracatçı firmaların aldığı oranda KDV iadelerini alabilmeleri son derece önemli. 6473 Sayılı KDV Kanunu'nun 32. maddesinde yapılan düzenlemeyle ilgili uygulama yönetmeliğinin de bir an evvel çıkartılması, kamuya iş yapan firmaların kamu alacaklarında ödeme süreleri oldukça uzamıştır. Birikmiş KDV alacaklarının da Hazine Bonosu olarak ödenmesi ve bankalar tarafından teminat olarak kabul edilmesi veya kamu alacaklarının vergi ve SGK yükümlülüklerinden mahsup edilmesi ya da en azından, KDV alacağı olan firmalara, bankalarda açılacak kredi limitlerinin arttırılması, kredi borçlarında vadelerin uzatılması gibi kolaylıklar sağlanması piyasaları hareketlendirecektir."

Vergisini zamanında ödeyen işverenin cezalandırılmaması adına, ödüllendirme amacıyla zamanında ödeme yapanlar için getirilen düzenlemedeki kriterlerin yeniden gözden geçirilmesini de isteyen Yorgancılar, bu çerçevede son 2 yılda vergisini düzenli ödeyenlerden yapılacak olan yüzde 5 oranındaki indirimin yıllar itibariyle artan oranlı hale getirilmesi, Eximbank kredilerinde vade ve faizde avantaj sağlanmasının faydalı olacağını belirtti.

 

Reel sektöre destek şart

İş dünyasının önerileri üzerine Kalkınma Bankası’nın yeniden yapılandırılmasına ilişkin ilk adımların atıldığını hatırlatan Yorgancılar, yerli üretimi artırmak için yatırım bankacılığı kapsamında çok daha etkin işletilmesini, çünkü firmaların ortalama yüzde 8 karlılık ve yüzde 180’lere yaklaşan borç/özkaynak oranına sahip olmasının bunu gerektirdiğini anlattı.

Merkezi ve yerel yönetimlerin de alımlarını yerli üretimden yana kullanmalarının tercih değil zorunluluk haline getirilmesi de Yorgancılar’ın sanayiciler adına talepleri arasında yer aldı.

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, yatırım teşvik sistemi hakkında İzmir’in mağduriyetinin giderilmesine yönelik söylemlerinin karşılığında kısmen yol alındığını da hatırlatırken, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Teşviklerden maksimum fayda almak istiyorsak, öncelikle gerek sanayide gerekse tarımda kapsamlı güncel envanter çalışmasına ihtiyacımız vardır. Ayrıca ülkemizde teşvikler yatırım sonrasını değil, yatırım ve işletim dönemini de kapsamalıdır. Ve tabi ki, uygulama daha sade ve anlaşılır hale getirilmeli, teşvikler ölçülebilmelidir. Bunun yanı sıra; sektörel ve stratejik yatırım destekleri arasında yer alan ama çalışmayan arsa tahsisi desteğinin işler hale getirilmesi, yenilenebilir enerji üretiminde yan sanayilerin de desteklenmesi, TOKİ’nin OSB’lerde yatırım yapmak isteyen müteşebbislere uygun şartlarla fabrika kurulum desteği vermesi, KOBİ’ler için ihracat ve e-ticaret teşvikleri arttırılarak, kullanımının kolaylaştırılması, teknoloji startup şirketlerinin de teşvik kapsamına alınması, işsizlik oranı, Türkiye ortalamasının üstünde kalan iller için enerji desteğinin yeniden getirilmesi faydalı olacaktır.”

Ender Yorgancılar, hükümetten bazı taleplerde bulunurken bu cennet vatanda üretim yapmaya görül vermiş sanayiciler olarak zorlu koşullara rağmen yatırım yapmaktan, üretmekten, istihdam sağlamaktan, ihracattan vazgeçmemeleri gerektiğini vurgularken, tek vücut bir şekilde küresel ekonominin tüm güçlüklerinin akılcı politikalarla aşılacağına, yeni bir heyecanla Türkiye’nin takip edilen ülke seviyesine getirileceğine inandığını sözlerine ekledi.

 

Özgener: İzmir, girişimcilik ve inovasyon merkezi olmaya aday

İzmir Ticaret Odası Yönetim kurulu Başkanı Mahmut Özgener de, İzmir’in Türkiye’deki girişimcilik ve inovasyon merkezlerinden biri olmaya aday olduğunu belirtti. Teknoparklarda faaliyet gösteren girişimcilere sunulan teşviklerin benzerlerinin, İzmir Kalkınma Ajansı’ndan aldıkları fizibilite desteğiyle kuracakları Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi bünyesinde de sunulmasını talep ettiklerini kaydeden Özgener, şöyle konuştu:

“KOBİ’lerin değişen teknoloji ve rekabet koşullarına uyum sağlamaları konusuna çok önem veriyoruz.  KOBİ’lerde e-ticaret, yeni ürün geliştirme, verimlilik, tasarım, Ar-Ge, inovasyon ve ihracat bilincinin yerleştirilmesi için çok çeşitli projeler geliştiriyoruz. KOBİ’ler başta olmak üzere farklı ölçekteki işletmelerin dijital dönüşüme, Endüstri 4.0’a hazırlığını ölçmek için envanter çalışması ve rehberlik yapılmasına yönelik projemiz, dijitalleşme kapsamında yer alan önemli çalışmalarımız arasındadır. Dijitalleşmeye yönelik çalışmalarımızın daha üst seviyeye çıkarılması, Odaların ve üyelerinin dijitalleşmesine yönelik teşvik veya fon sağlanması için teşvik veya fon mekanizmalarının devreye girmesinin son derece yararlı olacağına inanıyoruz.”

Üyelerinin en büyük sıkıntısının ucuz finansmana erişim olduğunu söyleyen Özgener, en azından yerli malı üreten, ülke ekonomisine katkı sağlayan, ihracat yapan üyelere tanınan kredi faiz oranlarının mümkün olduğunca aşağıya çekilmesini önerdi.

Tüketimden alınan vergi oranlarının yüksekliğinin kayıtdışı işlemleri artırdığını, haksız rekabete yol açtığını belirten Özgener, başta tarım ve imalat sanayisi olmak üzere katma değer ve istihdam yaratma kapasitesi yüksek sektörlerde KDV indirimi yapılmasının hem bu sektörlerde canlanma yaratacağını hem de iç talep ve ihracat boyutuyla ülke ekonomisinin büyümesine katkıda bulunacağını söyledi.

Mahmut Özgener, bankaların teminat mektuplarından yüksek komisyon almasının önüne geçmek amacıyla masrafın yüzde 1 ile sınırlandırmasını, KDV tevkifatında benzer iş kolları için tek tip uygulamaya geçilmesini, elektrik ve doğalgazda KDV oranının yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmesini, kamu alacakları nedeniyle yapılan haciz işlemlerinde bloke tutarının borç tutarıyla sınırlandırılmasını da önerdi.

 

 

Kestelli: Türkiye, dünyaya örnek başarı hikayesi yazdı

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise, Türkiye'nin son 16 yılda dünyaya örnek teşkil eden bir başarı hikayesi yazdığını ifade etti. Türkiye'de birçok tarım ürünü için piyasa derinliğinin sağlanması ve belirli kurallar çerçevesinde sağlıklı fiyat oluşumu konularında geçmişten bu yana sıkıntılar olduğunu dile getiren Kestelli, "Tarımsal üretim, ne yazık ki iklim, çevre ve saklama koşullarından doğrudan etkilenen bir sektör. Bu nedenle, tarımsal malların fiyatları, arz miktarına bağlı olarak dalgalanma göstermekte ve fiyatta yaşanan bu değişimler risk algısını arttırmaktadır. Tabi, bunun yanı sıra spekülatif ve manipülatif müdahaleler de eklenince piyasalarda ürün arzı ve fiyatlarda dalgalanma kaçınılmaz olmaktadır. Bizler, ticaret borsaları olarak tarımsal ürün piyasalarında sürdürülebilir, istikrarlı ve derinlikli fiyat yapısının tesis edilmesinde, rekabetçi piyasa oluşumunda ve fiyat enformasyonu sağlanmasında daha etkin bir rol oynayabileceğimize inanıyoruz" dedi.

Kestelli, kırmızı et ve zeytinyağı gibi ürünlerin perakende ticaretinde KDV oranının yüzde 1'e düşürülmesini, tekstil ve konfeksiyon sanayinin hammaddesi olan mahlıç pamuğun toptan ticaretinde uygulanan KDV'nin de yüzde 1'e indirilmesi ya da peşin tevkifat uygulamasının kaldırılmasını talep etti.

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.