YORGANCILAR’DAN EGE’YE KALKINMA REÇETESİ


25.10.2017, Çarşamba

İlgili Görseller

Yorgancılar’dan Ege’ye kalkınma reçetesi

 

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir ve Ege’nin kalkınmasında Çin’deki Xiongen akıllı şehir modelini örnek gösterdi. Ege’nin lokomotifi konumundaki İzmir’in bölgedeki diğer illerle güçlü yanlarını birleştirmesi gerektiğini savunan Yorgancılar, “Dünya farklı bir yöne ilerlemekte ve kurulan yeni şehirlerle yeni dünya düzeni karşılanmaya çalışılmaktadır. Bölgemizin potansiyelini dikkate alarak, güçlü sektörlerini gözeterek, Çin Xiongen akıllı şehir modeli şeklinde yeni oluşumlara gitmeliyiz. Bölgenin merkezinde limandan çok uzaklaşılmadan tüm illerle bağlantısı olan yeni nesil şehir, yeni nesil organize sanayi bölgeleri kurarak, Sanayi 4.0’ın gerektirdiği orta ve ileri teknolojili sektörlerde ağırlıklı bir yapılanma temel alınmalıdır. Bölgemizin bu doğrultuda desteklenerek ülke ekonomisinin itici gücü olması sağlanabilir. Çünkü, Bölgenin ruhu bu değişime, iş dünyası da bu isteğe ve güce sahiptir” dedi.

Ege Ekonomik Forum kapsamında gerçekleştirilen Ege Bölgesi Ekonomisi ve Sanayisi konulu oturumda “Değişen dünya düzeninde bölge kalkınması”nı gündeme taşıyan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, küresel ekonominin bir parçası olarak, dünyanın gündemini doğru okumadan eksikliklerimizi bilmeden kendimizi geleceğe hazırlayamayacağımızı söyledi. Geleceği şekillendirecek 5 ana gündem maddesi olarak; Sanayi 4.0 ile akıllı üretim, akıllı fabrikalar, kıt kaynakların tükenecek olmasıyla yenilenebilir enerji kaynakları, küresel ısınma ve kullanım kaynaklı azalan tarım alanları ile organik tarım, yaşlanan nüfus-azalan doğurganlık ile sağlık sektörü, yerelde kalkınma doğrultusunda yeni nesil şehirler ve bölgelerin öne çıkmasını sayan Yorgancılar, bunların aynı zamanda yerelde kalkınma modeli için nereden başlanacağının da rehberi olduğuna işaret etti.

 

Avantajlarımızı değerlendirelim

Ender Yorgancılar, Ege’nin sosyo-ekonomik gelişmişlikte ilk sırada olduğunu belirtirken, çok sektörlü yapı, cari açığı azaltan ve döviz kazandıran sektörler, yenilenebilir enerjide yüksek potansiyel, tarıma dayalı sanayileşme, organik tarım potansiyeli, Avrupa pazarlarına kolay ulaşım imkanı, turizmde ise deniz, sağlık ve kültürel avantajlara dikkat çekti. Bilgi ve iletişim teknolojileri, sağlık biyoteknolojisi, akıllı/teknik tekstil, yenilenebilir enerji ile makine sanayinin öne çıktığını vurgulayan Yorgancılar, bunların ayrıca Sanayi 4.0 sürecinde istenilen ivmeyi sağlayacak nitelikte olduğunu anlattı.

EBSO olarak Sanayi 4.0’ı misyon edindiklerini, İzmirli sanayicilerin farkındalığını artırmak için sürekli gündemde tuttuklarını belirten Yorgancılar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ana üreticiden, yan sanayiye, tarımdan sağlığa kadar tüm sektörlerde belki çok keskin olacak ama yıkıcı etkiye sahip bir dönüşüm ile karşı karşıyayız. Geçmiş sanayi devrimlerinden farkı; teknolojideki ilerleme, dijitalleşmedeki hız doğru kullanılırsa aradaki açığın kapanabileceğidir. Çünkü potansiyelimiz var ama altyapımız yok. İşte bu noktada Bölge kalkınmasında, sanayileşmesinde Sanayi 4.0’ın gereklerini göz ardı edemeyiz. Başta eğitim ile aradaki farkın kapatılması, dijitalleşmedeki hızın artırılması gerektiğini savunuyoruz. Üyelerimize yönelik yapmış olduğumuz “Sanayi 4.0 Eğilim Anketi”nde Sanayi 4.0’ın yüzde 89.4 oranında fırsat olarak değerlendirilmesine rağmen, yüksek maliyeti nedeniyle dijitalleşmede yetersiz kalındığını gördük. Değişimi, dönüşümü zamanında gerçekleştiremediğimiz için de, şirket ömürlerimiz dünya ortalamasının altında ve daha da önemlisi marka yaratamıyoruz.”

 

İnovatif olmalıyız

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, Sanayi 4.0’ın ‘olmazsa olmazı’, sürdürülebilir refahın temelinin yüksek teknolojili üretim olduğunu da anlatırken, 88 Ar-Ge merkezi, 10 Teknoloji Geliştirme Bölgesi, 15 üniversite, İSO 500’de 83 firma, İzmir’in net beyin göçünde ilk sırada olmasına rağmen patent ve marka tescilinde Ege’nin diğer bölgelerin gerisinde kaldığını belirtti. Yorgancılar, “Ege patent tescilinde yüzde 7, marka tescilinde yüzde 12 pay alırken Marmara’nın yüzde 60’lar seviyesi, daha hızlı yol almamız gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Türkiye bir patent için ABD, Çin, G. Kore, Almanya hatta Polonya’dan fazla harcama yapıyor. Üniversitelerimizi aktif kullanarak Bölgemiz için bu yanlıştan dönelim” dedi.

Ege’ye beyin göçü devam ederken nüfusun üçte birinin de sanayide çalışmasının yüksek katma değerli üretim yolunda bir avantaj olduğuna dikkati çeken Yorgancılar, ithalat bağımlılığının azaltılmasına yönelik yoğunlaşılan sektörlerde güçlü Bölgenin dış ticaret fazlası vermesinin de 2023 hedefleri açısından iyi değerlendirilmesini savundu.

Ender Yorgancılar, doğrudan yabancı sermayeli yatırımlardan Ege’nin aldığı payda gerileme görülmesine rağmen İzmir’de her 5 yabancı yatırımdan birinin imalat sanayine yapıldığını ve kentin bu anlamda Türkiye’de ilk sırada yer aldığını vurgularken, “Yatırım teşvik sisteminde dezavantajlı bölgelerimizin dahi 5. Bölge teşviklerinden faydalandığı sektörlerin potansiyeli önemli bir fırsattır. Yabancı yatırımları bu alanlara çekebilirsek arzu ettiğimiz ivmeyi yakalayabiliriz” diye konuştu.

 

Ar-Ge ve yüksek teknoloji desteklenmeli

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk’ün moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda; Ege’nin büyüme stratejisi, bölgedeki verimlilik, inovasyon ve dış rekabet, serbest bölgelerin kalkınmadaki etkileri tartışılırken, Ege Serbest Bölge CEO’su Dr. Faruk Güler, İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Perihan İnci, Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Keçeci, İzmir Atatürk OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş, Dokuz Eylül Üniversitesi İİF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Uysal ile Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım da, konuşmalarında Ar-Ge ile yüksek teknoloji yatırımlarının desteklenmesi gerektiğini anlattı.

 

kutu

 

Ege’nin kalkınma ajandası

 

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Ege’nin topyekün kalkınması için yapılması gerekenleri de şu başlıklar halinde özetledi:

İleri teknolojiye dayalı sektörlerde yoğunlaşması

Yenilenebilir enerjide özellikle de rüzgar enerjisi ve ekipmanları üretiminde üs olması

Organik tarımda markalaşması

Yeni nesil OSB’lerin ve şehirlerin kurulması (Çin örneği)

Çandarlı Limanı, otoyol ve demiryolu projeleri gibi altyapı yatırımlarının hızla tamamlanması

Bölge illerinin limana bağlantısının yapılması

Ar-Ge, marka ve patent yetersizliğine öncelik verilmesi

Beyin göçünün verimli kullanılması

İlçe bazlı teşviklerin temel alınması

Serbest Şehir statüsünün değerlendirilmesi, sağlık serbest bölgeleri ile "sağlık biyoteknolojisi"nde güç kazanılması

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ile Türkiye’nin "Silikon Vadisi" olma fırsatını yakalaması

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.