İŞ GÜVENCESİ VE İŞE İADE DAVALARI EBSO’DA TARTIŞILDI


26.05.2016, Perşembe

İlgili Görseller

İŞ GÜVENCESİ VE İŞE İADE DAVALARI EBSO’DA TARTIŞILDI

Ege Bölgesi Sanayi Odası, iş güvencesi ve işe iade davaları konusundaki son gelişmeler hakkında sanayicileri bilgilendirmek üzere bir seminer düzenledi.

EBSO Endüstri İlişkileri Çalışma Grubu tarafından düzenlenen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Osman Güven Çankaya, Karşıyaka 2. İş Mahkemesi Hakimi Uğur Erçetin, DEÜ Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Sezgi Öktem Songu ile Av. Dr. Çiğdem Çiçekçi Ercan; işe iade davası şartları ve süreler, işe iade davalarında geçerli nedenler, sonuçlar ve arabuluculuk konularında katılımcılara bilgi verdi.

DEMİRKALKAN: ÇÖZÜM BULUYORUZ

Toplantının açılış konuşmasını yapan EBSO Yönetim Kurulu Üyesi ve Endüstri İlişkileri Çalışma Grubu Başkanı Ateş İlyas Demirkalkan, “Odamız, üyelerinin sorunlarına çözüm bulma ve hızla değişen mevzuat hakkında bilgilendirmede bulunmak amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda, konunun uzmanlarının katılımları ile düzenlediğimiz etkinliklere, özellikle önem vermekteyiz” dedi.

Endüstri İlişkileri Çalışma Grubu’nun 2016 yılı etkinliklerini tüm Oda üyelerinin görüş ve önerileriyle planlamaya çalıştıklarını belirten Demirkalkan, “Bugün son uygulamalarla iş güvencesi ve işe iade davalarını konuşacağız. Çünkü işe iade davaları kapsamları itibariyle hem işveren hem de işçi açısından özellik arz ettikleri gibi sonuçları açısından da iki taraflı etkiye sahip” diye konuştu.

MEVZUAT DEĞİŞEBİLİR

Türkiye’de 2003 yılında uygulanmaya başlanan iş güvencesini etkileyecek kanun tasarısı üzerinde çalışılmaya devam edildiğini hatırlatan panel yöneticisi Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Osman Güven Çankaya, “Bir süredir iş mahkemeleri ve arabuluculuk yasasını etkileyecek düzenlemeler yapılıyor. Ancak şu anda hayata geçirilmiş bir uygulama yok. Mevcut düzen değiştiği takdirde iş güvencesi, işe iade davaları ve itilaflar değişebilir. Ancak bugün mevcut yasal uygulamalar ile işe iade davası şartları, süreleri, işe iade davalarında geçerli nedenler, sonuçlar ve arabuluculuk konularında uygulamaları gözden geçireceğiz” dedi.

İş güvencesinden faydalanmak için çalışanların hakları hakkında bilgi veren Karşıyaka 2. İş Mahkemesi Hakimi Uğur Erçetin,  işçinin İş Kanunu kapsamında çalışması gerektiğini, 6 aylık kıdeminin bulunmasını ve belirsiz süreli iş akdi ile çalışması gerektiğini söyledi.

İşe iade davası açmak için işçinin, işyerinin ona fesih bildirimi yaptığı tarihten ileriye bir aylık süresi bulunduğuna dikkat çeken Erçetin, “İşyerinden 31 Ocak günü fesih bildirimi alan işçinin 28 Şubat’a kadar dava açma hakkı var. Bu nedenle hak düşürücü süreler hakkında çalışanların çok dikkatli olması gerekiyor. İşyeri tarafından haklı fesih yapıldığı takdirde yazılı bildirim olması kesinlikle gerekiyor. Eğer yazılı bildirim yoksa fesih geçersiz sayılıyor.” dedi.

HAKLI FESİH VE GEÇERLİ FESİH NEDENLERİ

İşyerinde haklı fesih ve geçerli fesih konularının işe iade davalarında önem arz ettiğini ifade eden DEÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sezgi Öktem Songu, geçerli fesih yapıldığında davalarda işe iade edilme kararının hakiminin inisiyatifinde olduğuna dikkat çekti.

Songu, işverenin haklı fesih yapması için geçerli nedenleri şu şekilde sıraladı: “İşçinin işe devamsızlıkta bulunması, sürekli rapor alması, işvereni yanıltması, bir aylık maaşından fazla zarar vermesi, mesai saatleri içinde işverenden izin almadan mesaiyi terk etmesi,  arkadaşlarını işverene karşı kışkırtması, işini eksik ve hatalı yapması, uzun telefon görüşmeleri ve internet sörfü, işyerinde teknolojik değişim ve yeniden yapılanma sonucu o çalışana ihtiyaç kalmaması, genel ekonomik durgunluk ve pazar kaybı.”

Mahkeme sürecinde gerçekçi olmayan performans değerlendirmelerine itibar edilmediğini anlatan Yrd. Doç. Dr. Songu, “Performansta herşey ayrıntılarıyla gözden geçirilmeli, çalışan önce ihtar edilmeli, taraflar düzeltme için çaba göstermeli. Esas olan iş ve çalışma sistemini ayakta tutmaktır. Fesih son başvurulacak yöntemdir. Fesih aşamasına kadar işverenin işi devam ettirmek için aldığı önlemlere dikkat edilir. Yargıtay son çare ilişkisini dikkate alır” diye konuştu.

Karşıyaka 2. İş Mahkemesi Hakimi Erçetin ile DEÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sezgi Öktem Songu, toplantıda ayrıca şu bilgileri de paylaştı:

“İşveren tarafından iş sözleşmesinin derhal feshedilebilmesi için İş Yasası’nda öngörülen nedenlerden en az birisinin gerçekleşmiş olması koşulu bulunmaktadır. İş Yasası’nda belirtilen fesih nedenlerinden en az birinin gerçekleşmemiş olması, işveren tarafından fesih hakkının süresi içinde kullanılmamış olması, fesih nedeninin ispat edilememesi, iş sözleşmesinin feshinde iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde öngörülen usule uyulmamış olması, fesih için gösterilen nedenin feshi gerektirecek haklı neden oluşturmaması gibi durumlarda yapılan fesih haksız fesih olmaktadır. İş sözleşmesinin haksız biçimde bildirimsiz olarak feshi durumunda fesih işlemi hiç yapılmamış kabul edilmemekte, sadece bu durumda bu fesih işlemine bildirimli fesih hükümleri uygulanması gerekmektedir.”

ARABULUCULUKTAN YARARLANIN

Dr. Av. Çiğdem Çiçekçi Ercan da, Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın istatistiklerine göre, başvuruların yüzde 71’inin işçi ve işveren uyuşmazlıklarına ilişkin olduğunu, 1349 uyuşmazlık başvurusundan 1004’ünün bir gün, 156 tanesinin ise bir günden kısa sürdüğünü bildirirken, işçi ve işveren arasındaki ihtilafların çözüme kavuşturulmasında arabuluculuk yönteminden yararlanılmasını önerdi.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu yerine İş Mahkemelerinin kuruluş, görev ve yargılama usullerini yeniden düzenleyen yeni Kanun tasarısında ve 4857 sayılı İş Kanunu’nda yapılacak değişiklik sonucunda son zamanlarda çok büyük yargı yükü teşkil eden iş davalarının bazılarında, arabuluculuğa başvuru zorunlu hale getirilmesi öngörüldüğünü belirten Ercan, “Bu kapsamda, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, işçi alacağı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmekte, hatta arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılması halinde, dava şartı eksikliğinden davanın reddi öngörülmektedir” diye konuştu.

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.