SANAYİDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ – PETKİM ÖRNEĞİ TOPLANTISI


12.10.2009, Pazartesi

İlgili Görseller

İlgili Dökümanlar

Petkim’den sanayicilere enerji verimliliği örnekleri

PETKİM Petrokimya Holding A.Ş. Genel Müdürü ve Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Yavuz, Türkiye’nin gelecekte sanayileşmesi için gelecekte ihtiyacını karşılayacak miktarda enerji kaynağının olmadığını söyledi. Bu durumun değişmeyeceğine dikkat çeken Yavuz, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi gerektiğini savundu.

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Enerji ve Enerji Verimliliği Çalışma Grubu’nun düzenlediği “Sanayide Enerji Verimliliği: PETKİM Örneği” konulu konferansta konuşan Yavuz, enerji maliyetlerinin serbest piyasa koşullarında rekabet etmeyi zorlaştırdığını vurguladı. Yavuz, “Ortadoğu, Kafkaslar ve Fransa gibi yerlerde 2 cent olan enerji maliyetleri Türkiye’de 10 centi buluyor. Bu maliyetlerle üretimleş ürünlerle, serbest piyasa koşullarında nasıl rekabet edilebilir?” sorusunu gündeme getirdi.

Elbiselerden mobilyalara kadar birçok ürünün hammaddesinin petrol kaynaklı olduğunu bildiren Yavuz, “Petrol artık motorların çalışmasını sağlayan akaryakıt değil bir sanayi hammaddesidir. Kullandığımız bütün ürünlerde petrol türevleri vardır. Zaten petrolü akaryakıt olarak kullanmak lükstür. Buna rağmen “nükleer enerjiye, termik santrale karşıyız” diyenler var. Doğalgaza da bağımlılığımız var. Peki o zaman nasıl enerji üreteceğiz? Benim bildiğim koca dünyada Sibirya haricinde her yerde güneş var. Sonuçta Türkiye’nin sanayileşmesinde ve gelecekteki ihtiyacını karşılayacak oranda bir enerji kaynağı ortaya çıkmazsa mümkün değil” diye konuştu.

ABD’nin üniversitelere güneş enerjisi konusunda araştırma ve ticari çalışmalar için 8 milyar dolarlık bir kaynak aktardığına işaret eden Yavuz, bu konuda Almanya’nın da ileri bir noktada olduğunu söyledi. Türkiye’nin hidroelektrik, nükleer enerji ve termik santrale ihtiyacı bulunduğunu hatırlatan Yavuz, “Ülkemizin bunların hepsine ihtiyacı var. Sonuçta klimalı odalarda oturacağız ama buna enerji kaynaklarına karşı çıkacağız. Bu doğru bir yaklaşım değil. Eğer yenilenebilir enerji dışında enerji kaynaklarına karşıysak bu bireysel bir davranıştır, o zaman buna karşı olanlar klimayı kapatır, buzdolabının fişini çekerler” dedi.

Nükleer santrallerin kullanımı konusundaki kötü örneklere bakarak teknolojinin geldiği noktanın unutulmaması gerektiğini dile getiren Yavuz, şunları söyledi:

“Dünyada birçok nükleer enerji santrali var. Nükleer santrali olmayan yerlerde ise doğalgaz, petrol var. Ama bizim hiçbir şeyimiz yok. Sadece güneşimiz var. Ürettiğimiz enerji bize zaten yetmez, yetse de rekabet üstünlüğü sağlamaz. Çünkü güneş enerjisini nasıl ve kaça üreteceğimiz konusunda birikim yok. Hepimiz bu ülke, çocuklarımız ve sanayimiz için makul önermelerle ve pratik çözümlerle yola devam etmeliyiz. Yenilenebilir enerjiden sonuna kadar faydalanmalıyız. Ancak bu enerji tek başına Türkiye için ilaç değildir. Çünkü rüzgar enerjisi dışında çok pahalı. Ancak rüzgardan gelen kaynak da daha yüzde 10’ları geçmedi. Dolayısıyla makul, verimli ve kesinlikle rekabetçi enerji kaynağına ihtiyacımız var.”

Enerjide dışa bağımlıyız

EBSO Meclis Üyesi ve Sanayide Enerji Verimliliği Alt Çalışma Grubu Başkanı Metin Akdaş, sanayileşmenin gereği olarak günümüz dünyasında enerjinin ekonomik, sosyal ve siyasi içerikli politikaların oluşturulmasında belirleyici olduğunu vurguladı. Türkiye’nin birincil enerji kaynakları bakımından tamamen dışa bağımlı olduğunu söyleyen Akdaş, “Ülkemiz bu ihtiyacın yüzde 75’ini petrol ve doğalgaz gibi ithal kaynaklardan karşılamaktadır. Yılda yaklaşık 25 milyon varil ham petrole ihtiyacımız varken, yüzde 10’unu yani 2,5 milyon varilini üretebiliyoruz. Elektrik enerjisi üretiminde ise yüzde 60’a varan bir dışa bağımlılık sözkonusu. Doğalgaz ithal ederek enerji üretiyoruz. Dünyanın en büyük doğalgaz arzına sahip olan Rusya’da ise elektrik enerjisinde doğalgazın payı sadece yüzde 7’dir” diye konuştu.

Temiz, ucuz, güvenilir ve kesintisiz enerji temini ve politikalarının ülke yöneticilerinin önündeki en büyük sorunlardan biri olduğuna dikkat çeken Metin Akdaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizin 2008 yılında 70 milyar dolar civarında gerçekleşen dış ticaret açığının içerisinde 50 milyar doları petrol, doğalgaz, kömür gibi enerji kaynakları için kullandığı net ithalat rakamıdır. 2008 yılındaki cari açığın 41.4 milyar dolar olduğunu düşünürsek enerjinin ülkemiz için önemini daha iyi anlarız.”

10 milyar dolarlık tasarruf imkanı

Metin Akdaş, Türkiye’nin kaynaklarının büyük kısmını enerji ithalatı için yurtdışına transfer etmesine rağmen enerjiyi verimli kullanmadığını belirtirken, “Bir birim GSYİH üretmek için tüketilen enerji yoğunluğu göstergesi OECD ülkeleri ortalamasında 0.19, Japonya’da 0.09 iken ülkemiz için bu rakam 0.39’dur. Yani enerjiyi OECD ortalamasına göre 2 kat, Japonya’ya göre 4 kat verimsiz tüketiyoruz. Bu, aynı zamanda bir birim endüstri ürünü üretmek için OECD’ye göre 2 kat, Japonya’ya göre 4 kat daha fazla enerji kullanıyoruz ve 4 kat daha fazla bedel ödüyoruz anlamına geliyor. Halbuki Türkiye birincil enerji talebini en az yüzde 25 azaltabilecek potansiyele sahiptir. Enerji verimliliği çalışmaları ile binalarda yüzde 50, sanayide yüzde 20 ve ulaşımda yüzde 15 tasarruf sağlarsa yılda yaklaşık 10 milyar doların üzerinde bir tasarruf imkanına sahip olacaktır” dedi.

Petkim EED Müdürü Hakkı Bulut, Klor Akrilik Müdürü Ahmet Reşat Çetintaş, EOEG Fabrika Üretim Mühendisi Hakkı Yiğit Gürbüz ve Ar-Ge Mühendisi Dilek Çelenk Akıncı da, tesiste enerji iletim hatlarından motorların sargılarına, binaların yalıtımına kadar hemen her alanda aldıkları önlemleri sanayicilerle paylaştı.

Şifremi hatırlat


Lütfen mail adresinizi veya firma sicil numarasını giriniz.

Not: spam maillerinizide kontrol ediniz.