Küresel ekonomide riskler artarak devam ederken, savaş belirsizliğini korurken, ülkemizin üreten kesimi ne yazık ki, bugün faaliyetlerini sürdürememe riski ile karşı karşıyadır.
Son 3 yıldır enflasyonla mücadele sürecinde gelinen noktada, gerek ihracatın gerekse sanayinin milli gelir içindeki payının giderek azaldığını görmekteyiz. Yıllar önce sanayisizleşme riskine vurgu yapan biri olarak; bu karamsar tablo karşısında somut ve ivedi adımlar atmamız gerektiği inancındayım.
Küresel ekonomideki ani şoklar da, ekonomik programımızın güçlendirilerek revize edilmesi gerekliliğini zorunlu kılmaktadır.
Zira, Ortadoğu’daki savaşın etkisi ile brent petrolde %50 oranını aşan artış, her bir ekonomi için büyük tehdit olmaya devam ediyor.
O nedenle, 14 Mayıs’ta açıklanan Enflasyon Raporu’nda beklenen revizelerin yapılmış olması önemlidir. Şubat ayındaki raporda 60,9 dolar olarak hedeflenen petrol fiyatı, 89,4’e, gıda fiyat enflasyonu %19’dan %26.3’e yükseltildi. 2026 için ara hedef olarak belirlenen %16 enflasyon oranı %24’e, yıl sonu enflasyon tahmini de %18’den %26’ya yükseltildi.
Raporda; enflasyon tahmini üzerindeki temel riskler; küresel belirsizlikler, emtiaların seyri, ekonomik şoklar, enflasyon beklentileri, gıda fiyatları şeklinde özetlenmiştir.
Ülkemizin en öncelikli konusu olarak gördüğümüz enflasyonla mücadelede, üretim faaliyetlerinin daha fazla sekteye uğratılmadan sürdürülmesi konusunda hassasiyet gösterilmesini bekliyoruz. Bu saatten sonra, üreten kesim için en kötüsü uzun sürecek kontrollü bir enflasyon döneminin devam etme ihtimalidir.
Özellikle de üreten ihracatçılar ne yazık ki, kurun enflasyonun altında değerlenmesinin mağduriyetini uzun bir süredir yaşarken, ihracat bedeli dövizlerinde satış zorunluluğunun %35 olarak ve yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Türk lirasına dönüşüm teşvik oranının da üçer ay kadar uzatılarak %3 olarak devamı ile karşı karşıyadır.
Oysa ki, ihracatçılarımızın nefes alması için talebimiz, ihracat bedeli dövizlerinde satış zorunluluğunun tamamen kaldırılması, %3 oranının da en az %5’e yükseltilmesidir.
Rekabet gücü her geçen gün eriyen reel sektörümüzün, ihracatçılarımızın konularını içeren bir dosyayı Cumhurbaşkanlığımıza ilettik. Dosyamızın içeriğini, yapısal, konjonktürel ve sektörel olmak üzere 3 ayrı başlıkta oluşturduk ve detayları, çözüm önerileri ile birlikte sunduk. Temennimiz konularımızın dikkate alınarak, çözüm yönünde adımların hızlı bir şekilde atılmasıdır.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızı kutluyor, ülkemizin kalkınması yolunda gençlerimizin mutlu ve başarılı olmasını sağlayacak koşulların oluşturulmasını diliyorum. Bu vesile ile Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve milli mücadele kahramanlarını saygı ve şükranla anıyorum.
Birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğimiz Kurban Bayramınızı da tebrik eder, sevdiklerinizle huzurlu nice bayramlar dilerim.